Formalite Evlilik Suç Mu?

Formalite Evlilik Suç Mu?

Günümüz hukuki ilişkilerinde evlilik kurumu, toplumun temel yapı taşı olarak kabul edilmektedir. Kanun koyucu bu kurumu en üst düzeyde koruma altına almıştır. İnsanların çeşitli ekonomik, sosyal veya coğrafi engelleri aşmak amacıyla gerçek bir aile kurma iradesi olmaksızın resmi nikah işlemi gerçekleştirmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu noktada vatandaşların, yabancı uyruklu kişilerin ve hukuki danışmanlık arayışında olan müvekkillerin zihninde beliren en temel soru Formalite Evlilik Suç Mu sorusudur. Hukuk sistemimizde evliliğin sadece kağıt üzerinde gerçekleştirilmesi durumunda çok ciddi cezai, idari ve hukuki yaptırımlar devreye girmektedir. Hukuki bilgi eksikliği nedeniyle bu yola başvuran kişiler, kendilerini bir anda ağır ceza mahkemelerinde sanık sıfatıyla yargılanırken bulabilmektedir. Ayrıca yabancı uyruklu kişiler için idari merciler tarafından derhal sınır dışı edilme tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Bu son derece kapsamlı hukuki rehber, hakkınızda açılabilecek ceza davalarını, idari yaptırımları ve böyle bir suçlamayla karşılaştığınızda izlemeniz gereken profesyonel savunma yollarını en ince ayrıntısına kadar ele almaktadır. Hukuki haklarınızı korumak ve telafisi imkansız zararlardan kaçınmak için uzman bir avukatla çalışmanın önemi bu makalede detaylıca açıklanmıştır. Formalite evlilik ne demek?

Türk Hukuk Sisteminde Muvazaalı Evlilik Kavramı ve Formalite Evlilik Suç Mu?

Türk Medeni Kanunu kapsamında evlilik, tarafların tam ve özgür iradesiyle hayatlarını birleştirmek amacıyla kurdukları son derece ciddi bir hukuki sözleşmedir. Tarafların gerçekte bir aile kurma niyeti taşımadığı, yalnızca üçüncü kişileri veya resmi makamları yanıltarak kanunun sağladığı haklardan faydalanmak istedikleri durumlarda hileli yapılar ortaya çıkmaktadır. Bu durum hukuk literatüründe ve yüksek mahkeme içtihatlarında genellikle muvazaalı evlilik olarak adlandırılır. Kişiler çoğunlukla Türk vatandaşlığı hakkı kazanmak, yabancılar için oturum izni almak veya sosyal güvenlik kurumlarından haksız maddi menfaat temin etmek gibi amaçlarla bu yola başvurmaktadır. Türk hukukunda doğrudan muvazaalı evlenmeleri mutlak butlan ile iptal sebebi sayan açık bir yasa maddesi bulunup bulunmadığı doktrinde uzun yıllardır tartışılmaktadır. Sınırlı sayıda düzenlenen mutlak butlan sebepleri arasında muvazaa açıkça sayılmadığı için evliliğin sadece bu nedenle iptal edilip edilemeyeceği konusu Yargıtay kararlarında farklı şekillerde değerlendirilmiştir. Uygulamada muvazaalı evlilik iddiası, şekil şartlarına uygun kurulmuş bir evliliğin mutlak butlan ile iptali için tek başına yeterli görülmeyebilir. Ancak idare hukuku, yabancılar hukuku ve ceza hukuku açısından bu eylemler son derece ağır idari ve cezai yaptırımlara bağlanmıştır. Peki doğrudan Formalite Evlilik Suç Mu sorusuna dönersek, eylemin suç teşkil edip etmediği hususu tamamen işlemin hangi kurumu yanılttığına ve hangi menfaatin elde edildiğine göre şekillenmektedir. Böyle bir hukuki süreçle karşılaşan potansiyel müvekkillerin derhal uzman bir ceza ve idare hukuku avukatından destek alması yasal haklarının korunması için kritik bir adımdır.

Yabancılar Hukukunda Oturum İzni Süreçleri ve Formalite Evlilik Suç Mu?

Türkiye Cumhuriyetinde yaşamak, çalışmak veya ileride Türk vatandaşlığına geçmek isteyen yabancı uyruklu kişilerin başvurduğu yöntemlerden biri Türk vatandaşlarıyla anlaşmalı evlilik yapmaktır. Devlet makamları bu durumu tespit etmek için İçişleri Bakanlığı, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlükleri ve Göç İdaresi Başkanlığı aracılığıyla son derece sıkı güvenlik soruşturmaları yürütmektedir. Yürütülen bu araştırmalarda gerçek bir aile birliği içinde yaşanıp yaşanmadığı ve evliliğin ekonomik bir menfaat karşılığında yapılıp yapılmadığı titizlikle incelenmektedir. Yabancı uyruklu bir kişinin yasal statü elde etmek için sahte evlilik yapması makamlarca fark edildiğinde idari açıdan telafisi imkansız sonuçlar doğmaktadır. Yabancılar mevzuatı açısından Formalite Evlilik Suç Mu bağlamında değerlendirme yapıldığında, sadece yabancı uyruklu kişi değil, Türk vatandaşı olan eş de kanunlar önünde eşit derecede hukuki ve cezai sorumluluk altındadır. Aile ikamet izni başvurularında Göç İdaresi Başkanlığı evliliğin gerçekliğini araştırmaktadır. Aile ikamet izni verilmeden önce makul şüphe bulunması halinde evliliğin sırf ikamet izni alabilme amacıyla yapılıp yapılmadığı kolluk kuvvetlerince derinlemesine araştırılır. İdare, tarafların birbirlerini ne kadar süredir tanıdığını, ortak bir dili konuşup konuşamadıklarını ve evde her iki eşe ait kişisel eşyaların bulunup bulunmadığını dikkatle inceler. Çapraz sorgular sırasında eşlerin birbirlerinin kişisel bilgilerini bilmemesi idarenin ret kararı vermesine yol açar. Bu süreçte idarenin haksız kararlarına karşı hukuki mücadele başlatmak için bir avukatın profesyonel rehberliğine ihtiyaç duyulmaktadır.

Sınır Dışı Edilme ve Tahdit Kodu Uygulamaları

Oturum izni almak maksadıyla sahte evlilik yaptığı tespit edilen yabancılar hakkında yabancılar hukuku bağlamında uygulanan idari yaptırımlar son derece katıdır ve doğrudan kişinin özgürlüğünü etkiler. Bu tespitten sonra yabancı uyruklu kişi hakkında valilik kararıyla derhal sınır dışı edilme işlemi başlatılır. Bununla birlikte yabancının sistemdeki siciline sahte evlilik yaptığı anlamına gelen ve ülkeye girişini yasaklayan V-70 tahdit kodu işlenir. Bu idari kodun işlenmesiyle birlikte yabancı uyruklu kişinin Türkiye sınırlarına yasal yollarla girişi beş yıl boyunca tamamen yasaklanmaktadır. Yabancı uyruklu bir müvekkilin Türkiye üzerindeki yasal haklarını koruyabilmesi için bu idari kodun kendisine tebliğ edilmesinden veya öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde yetkili idare mahkemelerinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açması hayati bir zorunluluktur. Dava süreci zamanında başlatılmazsa veya kanuni süre kaçırılırsa, yabancının Türkiye sınırları içinde kalma veya ülkeye yeniden yasal yollarla girme ihtimali ortadan kalkar. Mahkemeye sunulacak kapsamlı dava dilekçesinde, idarenin tesis ettiği işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, eşlerin fiilen ve ruhen bir aile birliği kurduğu objektif delillerle kanıtlanmalıdır. Ortak ödenen kira sözleşmeleri, fatura abonelikleri, banka hesap hareketleri, birlikte çekilmiş tatil fotoğrafları, sosyal medya geçmişi ve güvenilir komşu tanıklıkları bu davaların seyrini değiştiren en kritik ispat araçlarıdır. Bu hassas idari yargı sürecinde konunun uzmanı bir avukattan hukuki danışmanlık hizmeti alınması, davanın başarıyla sonuçlanması açısından vazgeçilmez bir unsurdur.

Vatandaşlık Başvurularının Reddi ve İptali Süreci

Türk vatandaşı ile evlenen bir yabancının vatandaşlık başvurusunda bulunabilmesi için asgari üç yıl boyunca evli kalması, eşlerin aile birliği içinde yaşamaları ve milli güvenlik ile kamu düzenine engel teşkil edecek bir hallerinin bulunmaması gerekmektedir. Beş bin dokuz yüz bir sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun on altıncı maddesinde yer alan bu asli şartlar idare tarafından son derece titiz bir inceleme sürecine tabi tutulur. Başvuru sürecinde komşu beyanları, ortak yaşam kanıtları ve güvenlik soruşturması verileri detaylı bir inceleme konusu yapılmaktadır. Eğer kişi bu sahte evliliğe dayanarak Türk vatandaşlığı kazanmışsa ve bu durum yetkili makamlarca sonradan tespit edilirse, idare tarafından vatandaşlık iptal kararı verilir. Bu iptal kararı geçmişe etkili olarak hüküm doğurur ve kişi vatandaşlığı kazandığı ilk günden itibaren hiç vatandaş olmamış gibi yasal statüsünü kaybeder. Vatandaşlığın iptal edilmesi, kişinin Türkiye Cumhuriyetindeki tüm yasal statüsünü alt üst eden, çalışma izninden mal varlığı edinimine kadar sayısız anayasal hakkını elinden alan devasa bir idari işlemdir. Danıştay kararlarında sıkça vurgulandığı üzere idarenin vatandaşlık başvurularını reddederken veya mevcut vatandaşlığı iptal ederken ölçülülük ilkesine riayet etmesi zorunludur. Eşlerden birinin iradesi dışında cezaevine girmesi gibi zorunlu ayrılık halleri aile birliğinin sona erdiği şeklinde yorumlanamaz ve tek başına vatandaşlığın reddi sebebi yapılamaz. Bu tür hukuka aykırı idari ret veya iptal işlemlerine karşı yine idare mahkemelerinde süresi içinde profesyonel bir avukat aracılığıyla iptal davaları açılmalıdır.

Türk Ceza Kanunu Kapsamında Formalite Evlilik Suç Mu?

Kanunlarımız, evlilik kurumunun sahtekarlıkla veya hileyle zedelenmesini önlemek için Türk Ceza Kanununun iki yüz otuzuncu maddesinde Aile Düzenine Karşı Suçlar başlığı altında özel düzenlemeler getirmiştir. Bu yasa maddesi Türkiye Cumhuriyetindeki resmi evliliğin tekliğini, geçerliliğini ve tarafların devlet makamlarına karşı dürüstlüğünü korumayı temel amaç edinmiştir. Yasalara aykırı olarak hileli yöntemlerle evlenme işlemi yaptıran veya birden fazla evlilik yapan kişiler doğrudan hapis cezası yaptırımı ile cezalandırılmaktadır. Bu suçların işlenmesi için mağdurun her zaman ekonomik bir zarara uğraması şart aranmaz. Kamu düzeninin ve evlilik müessesesinin ihlal edilmiş olması ceza verilmesi için yeterli görülmektedir. Ceza mevzuatı çerçevesinde Formalite Evlilik Suç Mu diye soran müvekkillerimiz için belirtmek gerekir ki, sahte bilgi ve belgelerle memur önünde irade beyanında bulunmak başlı başına bir suç teşkil etmektedir. Kanunen evli olan bir kişinin evliliği hukuken sona ermeden ikinci bir resmi nikah yapması yasaktır. Evli olmasına rağmen başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi birden çok evlilik suçu kapsamında asliye ceza mahkemelerinde yargılanır ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya kalır. Gerçek kimliğini saklamak suretiyle veya medeni halini gizleyerek bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi hileli evlenme suçunu işlemiş sayılır ve benzer hapis cezalarıyla cezalandırılır. Yabancılarla oturum izni almak amacıyla yapılan sahte evlilikler organize bir şebeke aracılığıyla yürütülüyorsa suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik ve göçmen kaçakçılığı gibi çok daha ağır suçlamalar da dosyaya dahil edilmektedir. Hürriyeti bağlayıcı bu cezalarla karşılaşmamak adına deneyimli bir ceza avukatından destek alınması elzemdir.

Sosyal Güvenlik Boyutu ve Formalite Evlilik Suç Mu Kapsamı

Toplumumuzda sıklıkla karşılaşılan ve devlet bütçesini ciddi anlamda zarara uğratan bir diğer hileli aile hukuku işlemi ise formalite icabı yapılan mahkeme boşanmalarıdır. Gerçekte evlilik birliği tüm unsurlarıyla devam ettiği halde vefat eden anne veya babasından yetim aylığı almak yahut eski eşinden dul aylığı almak isteyen kişilerin sadece kağıt üzerinde boşanmaları kanunlarımıza göre açıkça yasadışıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal sigortalar sisteminin kötüye kullanılmasını ve kamu kaynaklarının haksız yere tüketilmesini engellemek amacıyla bu durumu çok katı bir şekilde denetlemektedir. Kişilerin bir aile mahkemesi kararıyla usulüne uygun şekilde boşanmış olmaları gerçekte aynı konutta karı koca hayatı yaşamadıkları anlamına gelmemektedir. Kurum boşanmanın sadece resmi nüfus kayıtlarında kaldığını ve tarafların fiili hayatının değişmediğini tespit ederse son derece ağır yaptırımları devreye sokar. Sosyal Güvenlik Kurumu, muvazaalı boşanma işlemlerini tespit etmek için bünyesinde görev yapan özel denetmenleri aktif olarak kullanmaktadır. İncelemeler genellikle ALO yüz yetmiş iletişim merkezine yapılan vatandaş ihbarları ve adres kayıt sisteminde tespit edilen şüpheli durumlar üzerinden titizlikle yürütülmektedir. Kurum müfettişleri şüpheli kişilerin yaşadığı adrese habersiz denetimler düzenleyerek apartman yöneticilerinin ve çevre sakinlerinin ifadelerine başvurur. Sosyal güvenlik mevzuatı açısından da Formalite Evlilik Suç Mu veya formalite boşanma suç mu ikilemi sıklıkla karşımıza çıkmakta olup, her iki durum da devleti aldatma kastı taşıdığından ağır yaptırımlara tabidir.

Kurumun Maaş Kesme İşlemleri ve Formalite Evlilik Suç Mu Etkisi

Fiili birlikteliğin kurum tarafından kesin olarak tespit edilmesi halinde, beş bin beş yüz on sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun elli altıncı maddesi uyarınca kişinin almakta olduğu yetim veya dul aylığı hiçbir ihtar yapılmaksızın derhal kesilir. Sosyal Güvenlik Kurumu sadece mevcut aylığı kesmekle yetinmez. Aynı kanunun doksan altıncı maddesinden aldığı yasal yetkiyle haksız yere ödenen aylıkları geriye dönük olarak hesaplayarak faiziyle birlikte kişiden geri talep eder. Kurumun hatalı işlemi değil hak sahibinin kasıtlı eylemi söz konusu olduğu için, ödenen tüm paralar on yıla kadar uzanan bir geriye dönük süre için hesaplanır. Bu durum hukuki haklarını bilmeyen vatandaşlar için altından kalkılması imkansız ve icra takipleriyle sonuçlanan devasa borçların doğmasına sebep olmaktadır. Kurumun haksız yere yaptığı bu maaş kesme ve borç tahakkuk ettirme işlemine karşı müvekkillerimizin vakit kaybetmeden avukatları aracılığıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna idari itirazda bulunması şarttır. İtirazın reddedilmesi durumunda ise yetkili iş mahkemelerinde kurum işleminin iptali davası açılması zorunludur. Davayı açan müvekkil, eski eşiyle aynı evde yaşamadığını ayrı kira sözleşmeleri ve bağımsız yaşam kanıtları ile mahkeme huzurunda ispatlamakla yükümlüdür. Davanın doğru delillerle ve deneyimli bir iş hukuku avukatıyla yönetilmesi hak kayıplarını engellemenin tek yoludur.

Ceza Yargılamasında Nitelikli Dolandırıcılık İddiaları

Kurumun uyguladığı idari para cezalarının ve borç tahakkuklarının ötesinde, muvazaalı işlemlerin çok daha tehlikeli bir Türk Ceza Kanunu boyutu bulunmaktadır. Kamu kurumunu hileli davranışlarla aldatarak kendisine haksız maddi menfaat temin etmek, Türk Ceza Kanununun yüz elli yedinci ve yüz elli sekizinci maddeleri kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu muvazaalı işlem tespit ettiği vakalarda genellikle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlamasıyla resmi suç duyurusunda da bulunur. Eğer taraflar devlet kurumlarını kasten yanıltmak amacıyla sahte ikametgah belgeleri düzenlerse veya gerçeğe aykırı sahte kira sözleşmeleri üreterek müfettişleri aldatmaya çalışırsa bu eylemler açıkça nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına vücut vermektedir. Böylesine ciddi ve ağır hapis cezası tehlikesi barındıran bir suçlama altında olan müvekkillerin, dolandırıcılık kastı olmadığını kanıtlamak için acilen profesyonel bir ceza savunma stratejisi geliştirmeleri şarttır. Ceza davası sürecinde failin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında haksız yere aldığı tüm paraları kuruma iade etmesi ceza indirimine yol açsa dahi, yargılanma süreci bireyler için son derece yıpratıcı bir yoldur. Bu aşamada etkin bir avukatlık hizmeti almak ceza mahkemesinde beraat kararı alınmasında hayati bir önem taşır.

Sahte Evlilik İddialarına Karşı Etkili Hukuki Savunma Stratejileri

Devlet organlarının, nüfus müdürlüklerinin veya kurum denetmenlerinin yaptığı idari soruşturmalar her zaman doğru ve hakkaniyetli sonuçlar vermeyebilir. Tamamen gerçek ve karşılıklı sevgiye dayalı bir evlilik kurmuş olan dürüst çiftler dahi haksız yere formalite evlilik suçlamasıyla karşı karşıya kalabilmektedir. İdari kurumların subjektif değerlendirmeleri, komşuların husumete dayalı asılsız beyanları ya da farklı kültürlerden gelen eşler arasındaki salt iletişim kopuklukları nedeniyle devlet mekanizması evliliğin sahte olduğuna hatalı karar verebilmektedir. Böyle karanlık bir tabloyla karşılaşıldığında uzman bir avukat aracılığıyla uygulanacak stratejik ve zamanında hukuki savunma kişilerin özgürlüğünü ve aile bütünlüklerini korumak için tek geçerli yoldur. Hukuki savunma süreci güçlü ve tutarlı delillerin titizlikle toplanmasıyla başlar. Mahkeme salonlarında sadece sözlü beyanlar hakimleri ikna etmeye yetmez. Çiftin gerçekten birlikte yaşadığını kanıtlayan her iki eşin adını taşıyan ortak kira sözleşmeleri, aynı adrese kayıtlı doğalgaz faturaları, ortak harcamaları gösteren banka hesap hareketleri ve sosyal medya geçmişleri mahkemeye sunulmalıdır. İdare mahkemesinde açılacak iptal davalarında idari işlemin hukuka açıkça aykırı olduğu hukuki bir dille vurgulanmalıdır. İdari işlemler için öngörülen itiraz sürelerinin kesinlikle kaçırılmaması davanın kazanılmasında tartışmasız en kritik faktördür.

Sonuç ve Formalite Evlilik Suç Mu Değerlendirmesi

Hukuk ofisimize en sık yöneltilen ve internet üzerinde de sıklıkla araştırılan Formalite Evlilik Suç Mu sorusunun hukuki yanıtı Türk mevzuatı açısından son derece detaylı ve çok yönlüdür. Yasaların boşluklarından faydalanmak, idari makamları yanıltmak veya devlet bütçesinden haksız kazanç sağlamak amacıyla yapılan anlaşmalı işlemler, birbirinden farklı kanunlar çerçevesinde ağır yaptırımlara tabidir. Yabancı uyruklu kişiler için sınır dışı edilme, Türkiye’ye giriş yasağı ve vatandaşlık haklarının iptali gibi yıkıcı sonuçlar doğuran bu süreç, Türk vatandaşları için ise ağır hapis cezaları ve altından kalkılması güç kurum borçları ile sonuçlanmaktadır. Hileli evlenme, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunu dolandırmak gibi son derece ağır suçlamalar müvekkillerimizin tüm yasal statülerini ve mali yapılarını telafisi imkansız şekilde tehdit etmektedir.

Bu denli karmaşık hukuki süreçlerde, hak kayıplarını önlemek adına alanında uzman bir Avukat İstanbul ve çevresinde en büyük güvenceniz olacaktır. Devlet kurumlarının haksız suçlamalarıyla karşılaştığınızda, ceza ve idare mahkemelerinde özgürlüğünüzü korumak için deneyimli bir Avukat İstanbul sınırları içindeki tüm yasal süreçlerinizi titizlikle yönetecek ve mağduriyetinizi önleyecektir. Yasaların karmaşık yapısı içinde kaybolmamak, Formalite Evlilik Suç Mu şüphesi taşıyan her türlü adli ve idari soruşturmada haklarınızı en iyi şekilde savunmak ve profesyonel destek almak için Av. Tolga Çelik Hukuk ve Danışmanlık Ofisi ile iletişime geçebilirsiniz. Ofisimiz, Mecidiyeköy Mahallesi, Mecidiyeköy Yolu Cd. Elbir İş Merkezi No:6 Kat:9 Daire:11, 34381 Şişli/İstanbul adresinde potansiyel müvekkillerine güvenilir hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunmaktadır. Yasal adımlarınızı atmadan önce durumunuzu detaylıca analiz ettirmek geleceğinizi korumanın tek yoludur.

Sık Sorulan Sorular

Yabancılarla oturum izni için yapılan işlemlerde Formalite Evlilik Suç Mu? Formalite evlilik cezası nedir?

Oturum izni, çalışma hakkı veya Türk vatandaşlığı almak maksadıyla yapılan sahte işlemler idari makamlarca tespit edildiğinde, yabancı uyruklu kişinin mevcut oturum izni derhal iptal edilir ve kendisi hakkında valilik kararıyla sınır dışı edilme kararı verilir. Ayrıca kişinin sistemdeki siciline beş yıl boyunca ülkeye girişini engelleyen V-70 tahdit kodu işlenir. Devleti aldatan her iki taraf hakkında resmi belgede sahtecilik ve hileli evlenme suçlarından hapis cezası istemiyle ağır ceza mahkemelerinde dava açılabilmektedir.

SGK muvazaalı boşanma tespiti yaparsa bağlanan aylık kesilir mi?

Sosyal Güvenlik Kurumu, yetim veya dul aylığı almak amacıyla kağıt üzerinde mahkeme kararıyla boşanıp gerçek hayatta aynı evde yaşamaya devam eden kişileri tespit ettiğinde bağlanan aylığı hiçbir ihtar yapmadan keser. Kurum haksız ödemeleri tespit tarihinden itibaren geriye dönük on yıl içinde ödenmiş olan tüm maaşları yasal faiziyle birlikte geri talep eder. Durumun ciddiyetine göre kurum tarafından nitelikli dolandırıcılık suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunulabilir.

Ceza hukuku boyutunda Formalite Evlilik Suç Mu ve cezası nedir?

Kanunlarımıza göre geçerli bir hukuki mazereti veya hakkı olmadan devlet makamlarını yanıltmak niyetiyle hileli yollarla evlilik yapmak suçtur. Türk Ceza Kanununa göre bu eylemleri bilerek gerçekleştiren failler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası istemiyle asliye ceza mahkemelerinde yargılanmaktadır. Bu suçlar şikayete bağlı olmaksızın öğrenildiği anda doğrudan savcılık tarafından resen soruşturulur.

Kanunen evli olduğu halde kendini bekar olarak tanıtıp evlenmek suç teşkil eder mi?

Türkiye Cumhuriyetinde tek eşlilik esastır ve halen resmi olarak evli bulunan bir kişinin medeni durumunu gizleyerek memur önünde ikinci bir nikah işlemi yaptırması doğrudan birden çok evlilik suçunu oluşturur. Ayrıca kimliğini ve geçmişini kasıtlı olarak gizleyerek karşısındaki masum kişiyi ikna etmesi hileli evlenme suçunu teşkil eder ve ciddi hapis cezaları gerektirir.

Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı kararlarına karşı hangi yollara başvurulmalıdır?

Eğer gerçekten eşinizden mahkeme kararıyla ayrıldığınız halde kurum eksik bir denetimle maaşınızı kesip size borç çıkarırsa, kararın tebliğinden itibaren süresi içinde idari itiraz dilekçesi sunmanız şarttır. İtirazın reddedilmesi halinde uzman bir avukat aracılığıyla yetkili iş mahkemelerinde kurum işleminin iptali davası açılmalıdır. Davada eski eşinizle fiilen farklı adreslerde yaşadığınızı ispatlayan belgeler mahkemeye sunularak haksız yere kesilen maaşın yasal faiziyle yeniden bağlanması sağlanabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

💬 WhatsApp
Çelik & Baştürk Hukuk

👋 Merhaba! Size nasıl yardımcı olabiliriz?

WhatsApp üzerinden yazın