Küreselleşen dünyanın getirdiği sosyal dinamikler ve ülkeler arası artan etkileşimler sonucunda farklı uyruklara sahip bireylerin evlilik işlemleri giderek daha yaygın bir hukuki konu haline gelmiştir. Bu bağlamda Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik süreci her iki ülkenin kendine özgü hukuki düzenlemelerinin ve milletlerarası sözleşmelerin bir arada değerlendirilmesini zorunlu kılan oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu evlilik sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi sadece nikah masasına oturmaktan ibaret değildir. Evlilik öncesi belge temini ve bu belgelerin uluslararası geçerliliğinin sağlanması büyük bir hassasiyet gerektirir. Aynı zamanda evlilik sonrası ikamet izni başvuruları ve olası idari uyuşmazlıkların çözümü de bu geniş yelpazenin ayrılmaz bir parçasıdır. Yabancılar hukuku ve aile hukuku alanında uzmanlaşmış profesyonel bir hukuki destek alınmadan yürütülen işlemlerde belgelerin eksik veya hatalı hazırlanması kuvvetle muhtemeldir. Bu tür hatalar nedeniyle evlilik başvurularının reddedilmesi veya vize ihlallerinden kaynaklanan deport kararları gibi çok ciddi mağduriyetler yaşanabilmektedir. Üstelik sahte evlilik şüphesiyle tesis edilen kısıtlayıcı tahdit kodları bireylerin hayatını kabusa çevirebilmektedir. Bu kapsamlı raporda hukuki güvence altında bir evlilik süreci yürütmek isteyen müvekkil adayları için tüm aşamalar kanuni dayanakları ve idari mahkeme süreçleriyle birlikte en ince ayrıntısına kadar incelenmektedir. Yasal haklarınızı korumak ve telafisi imkansız zararlardan kaçınmak adına sürecin her adımında bilinçli hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik ve Milletlerarası Özel Hukuk Prensipleri
Türkiye’de yabancılık unsuru taşıyan evlilik işlemleri temelde elli yedi on sekiz sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun çerçevesinde yürütülmektedir. Kısaca MÖHUK olarak adlandırılan bu kanunun on üçüncü maddesi uyarınca evlenme ehliyeti ve bu ehliyete ilişkin maddi şartlar taraflardan her birinin evlenme anındaki kendi milli hukukuna tabidir. Bu hukuki kural Türkiye’de evlenmek isteyen bir Fas vatandaşının evlenme yaşı ve evlenme engelleri gibi maddi şartlar bakımından kendi milli kanunlarına tabi olacağı anlamına gelmektedir. Türk vatandaşı olan eş adayı ise doğal olarak Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre değerlendirilir. Dolayısıyla Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik işlemlerinde her iki tarafın da kendi yasalarındaki emredici kuralları taşıması şarttır.
Buna karşılık evliliğin şekli şartları bakımından kural işlemin yapıldığı yer hukukunun uygulanmasıdır. Bu evrensel hukuk prensibi uyarınca Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştirilecek olan bir evlilik akdi istisnasız olarak Türk hukukunun emrettiği şekil şartlarına uygun olmak zorundadır. Bu durum evliliğin resmi bir Türk evlendirme memuru huzurunda ve şahitlerin katılımıyla aleni bir şekilde yapılmasını zorunlu kılar. Sadece dini merasimle yapılan evliliklerin Türk hukuku nezdinde hiçbir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Bu tür gayriresmi birliktelikler yabancı eşe Türkiye’de yasal ikamet hakkı veya vatandaşlık gibi idari imtiyazlar sağlamaz. Tarafların milli hukuklarına göre evlenme ehliyetine sahip olduklarını yetkili makamlardan alacakları resmi belgelerle ispatlamaları yetkili evlendirme dairesine yapılacak başvurunun temelini oluşturur.
Fas Aile Hukuku Müdevvene Çerçevesinde Şartlar
Fas vatandaşlarının evlilik işlemleri büyük ölçüde İslam hukuku temellerine dayanan ve Müdevvene adıyla bilinen Fas Aile Kanunu tarafından düzenlenmektedir. Bu kanun evlenme yaşı ve tarafların karşılıklı rızası gibi konularda oldukça katı ve net kurallar barındırmaktadır. Olağan şartlar altında Fas vatandaşı bir erkeğin veya kadının yasal olarak evlenebilmesi için on sekiz yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Tarafların özgür iradeleriyle karşılıklı rıza göstermeleri evliliğin kurucu unsuru olarak kabul edilir. Bu nedenle Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik gerçekleştirecek kişilerin yaş şartını sağlamaları başvurunun kabulü için ilk adımdır.
Fas hukuku uyarınca evlilik sürecinde mahkeme onayı ve resmi yetkililerin denetimi şart koşulmuştur. Fas sınırları içerisinde gerçekleştirilecek bir evlilikte Adoul adı verilen yetkili görevliler huzurunda evlilik sözleşmesinin hazırlanması ve aile mahkemesinden onay alınması zorunludur. Yabancı bir uyruklu kişiyle yapılacak evliliklerde ise Fas makamları ek güvenlik ve doğrulama belgeleri talep etmektedir. Türkiye’de yapılacak bir evlilikte her ne kadar şekil şartı olarak Türk hukuku uygulansa da Fas vatandaşının kendi ülkesinden alacağı evlenme ehliyet belgesi bu yasal denetimlerin bir yansımasıdır. Fas makamları vatandaşının kiminle evleneceğini ve taraflar arasında hısımlık gibi kanuni bir engel bulunup bulunmadığını detaylı bir şekilde araştırmaktadır. Tüm bu hususlar hukuki sürecin sadece Türkiye boyutuyla sınırlı kalmadığını açıkça göstermektedir.
Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik İçin Gerekli Belgeler
Fas uyruklu bir bireyin Türkiye’de resmi nikah işlemlerini gerçekleştirebilmesi için hazırlaması gereken evraklar Türk evlendirme yönetmelikleri tarafından kesin çizgilerle belirlenmiştir. Bu sürecin en önemli adımı belgelerin eksiksiz ve güncel bir şekilde sunulmasıdır. Hazırlanması gereken ilk evrak yabancı eş adayının geçerli ve noter onaylı Türkçe tercümesi yapılmış pasaportudur. Pasaport tercümesi mutlaka Türk noteri tarafından onaylanmalıdır ve vize süresinin dolmamış olması müracaatın temel şartıdır. İkinci en önemli evrak kendi ülkesinden veya konsolosluktan temin edilecek evlenme ehliyet belgesidir. Bu belge kişinin evlenmesinde kendi kanunlarına göre engel olmadığını kanıtlar ve geçerlilik süresi verildiği tarihten itibaren altı aydır. Eğer bu ehliyet belgesinde anne veya baba adı eksikse ek olarak Fas makamlarından alınmış doğum belgesi de idareye sunulmalıdır.
Sağlık raporu aşaması Türkiye’deki evlilik prosedürlerinin vazgeçilmez ve zorunlu bir parçasıdır. Yabancı eş adaylarının halk sağlığını korumak amacıyla aile hekimliğinden yüz seksen gün boyunca geçerli olacak fotoğraflı evlilik sağlık raporu almaları zorunludur. Ayrıca evlilik başvurusunda her iki aday için son altı ay içinde çekilmiş dört veya beş adet biyometrik veya vesikalık fotoğraf dosyaya eklenmelidir. Türk vatandaşı olan taraf için kimlik kartı aslı yeterli olmaktadır çünkü Türk vatandaşının vukuatlı nüfus kayıt örneği evlendirme memuru tarafından doğrudan sistem üzerinden sorgulanabilir. Tüm bu detaylı evrakların hatasız toparlanması ciddi bir hukuki mesai gerektirdiğinden profesyonel avukat danışmanlığı büyük bir avantaj sağlar.
Evlenme Ehliyet Belgesi ve İkamet İzni Kısır Döngüsü
Uluslararası evliliklerin en kritik aşaması yabancı eşin bekarlık belgesini diğer adıyla evlenme ehliyet belgesini temin etmesidir. Ancak Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik yapacak kişilerin pratikte karşılaştığı çok ciddi bir idari engel bulunmaktadır. Türkiye’de resmi nikah kıymak isteyen bir Fas vatandaşı bu belgeyi almak için Fas Konsolosluğuna başvurduğunda yetkililer işlem yapabilmek için yabancıdan Türkiye’de geçerli bir ikamet izni talep edebilmektedir. Ancak Türkiye’ye yeni gelmiş ve henüz ikamet izni almamış bir yabancı evlenmeden aile ikamet izni alamamaktadır. Evlenmek için gereken belgeyi de ikamet izni olmadığı için alamadığında taraflar tam anlamıyla bürokratik bir çıkmaza girmektedir.
Bu idari engelin aşılması tamamen çok yönlü hukuki stratejileri gerektirir. Yabancı kişi şartlı mülteci veya uluslararası koruma statüsündeyse İl Göç İdaresi veya e-devlet sistemi üzerinden ehliyet belgesi temin edilebilmesi yasal olarak mümkündür. Ancak standart vize ile gelmiş kişiler için bu durum işlemez. Bu noktada belgelerin doğrudan Fas’taki yetkili makamlardan bir avukat veya vekaletname aracılığıyla temin edilmesi çok daha güvenli bir yoldur. Fas’tan alınan belge Türkiye’ye getirildikten sonra gerekli tasdik işlemleri yapılarak rahatlıkla kullanılabilir. Bürokratik kısır döngülerin çözümünde alanında uzman bir avukatın süreci yönetmesi doğabilecek idari ret kararlarını engelleyen en hayati adımdır.
Lahey Sözleşmesi Kapsamında Apostil ve Tercüme Aşamaları
Yabancı bir ülkeden alınan resmi bir belgenin Türkiye Cumhuriyeti makamları önünde hukuki geçerlilik kazanabilmesi uluslararası sözleşmelerin eksiksiz uygulanmasına bağlıdır. Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince belgelerin tasdik mecburiyetini kaldıran Apostil şerhinin bulunması yasal bir zorunluluktur. Fas ve Türkiye bu sözleşmeye taraf ülkeler arasında yer aldığından Fas’tan temin edilen evlenme ehliyet belgesi ve doğum belgesinin arkasında mutlaka Fas yetkili makamlarınca vurulmuş bir Apostil şerhi bulunmalıdır. Apostil mührü taşımayan evraklar Türkiye’deki yetkililer tarafından hiçbir incelemeye tabi tutulmaksızın şekil eksikliği gerekçesiyle anında reddedilir.
Apostil işlemi tamamlanmış belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için yeminli tercümanlar vasıtasıyla Türkçeye çevrilmesi ve ardından Türk noterleri tarafından tasdik edilmesi emredici bir kuraldır. Tercüme sürecinde yapılacak çok ufak bir harf veya anlam kayması kimlik tespiti konusunda şüphe yaratacağından dosyanın iadesine sebep olur. Belge Fas’ın Ankara’daki Büyükelçiliği’nden temin edilmişse Apostil yerine doğrudan Dışişleri Bakanlığı tasdiki yaptırılırken İstanbul Konsolosluğu’ndan alınmışsa ilgili ilçe kaymakamlığından imza onayı alınması gerekmektedir. Tasdik ve yasal onay zincirinin doğru bir şekilde kurulması avukat desteği gerektiren en kritik aşamalardan birisidir.
Fas Makamları Önünde Kıyılacak Nikah İşlemleri
Türkiye’de yerleşik Türk vatandaşlarının Fas uyruklu eşleriyle yapacakları evliliklerde taraflar işlemlerin doğrudan Fas makamları huzurunda gerçekleştirilmesini tercih edebilirler. Evliliğin Fas sınırları içerisinde yapılması planlanıyorsa Türk vatandaşı eş adayının Türkiye’den oldukça detaylı bir yasal evrak seti hazırlaması gerekir. Hazırlanacak nüfus kayıt örneği, adli sicil belgesi, ikametgah senedi, gelir belgeleri ve sağlık raporunun kaymakamlıklardan Apostil tasdiki yaptırılarak onaylı Arapça tercümelerinin hazırlanması zorunludur. Fas makamları hukuki denetim konusunda son derece sıkı prosedürler uyguladığından Apostil şerhi eksik olan hiçbir belge Fas’ta işleme konulmamaktadır.
Fas makamları önünde yasal kurallara uygun olarak kıyılan bir nikahın Türkiye’de resmi geçerlilik kazanabilmesi ve Türk nüfus kütüklerine tescil edilebilmesi için özel bir prosedür izlenir. Kurulan evlilik akdinin ardından alınan Fas evlilik belgesine yine yetkili makamlardan Apostil şerhi vurulmalı ve yeminli tercümanlarca çevirisi yaptırılmalıdır. Ardından bu evraklarla Türkiye’nin Rabat Büyükelçiliği’ne veya yurt içindeki nüfus müdürlüklerine başvurularak tescil işleminin gerçekleştirilmesi hukuki bir şarttır. Tescil işlemi yapılmadığı takdirde Fas’ta kurulan aile birliği Türk kanunları önünde resmiyet kazanmaz ve yabancı eş Türkiye’de ikamet izni veya vatandaşlık talebinde bulunamaz.
Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik ve Vize İhlali Çözümleri
Türkiye’de bulunan yabancıların hukuki statüleri evlenme ehliyetlerini ve idari makamlara yapacakları başvuruları doğrudan etkilemektedir. Geçmiş yıllarda vize süresi dolmuş veya ikamet izni bitmiş olmasına rağmen ülkede kalmaya devam eden kaçak durumdaki yabancıların resmi evlilik yapabilmeleri idari bir esneklik sayesinde mümkün olabiliyordu. Ancak artan suiistimaller neticesinde İçişleri Bakanlığı’nın güncel genelgeleri doğrultusunda bu uygulamaya son verilmiş ve Türkiye’de yasal kalış hakkı bulunmayan yabancıların nikah başvurularının kabul edilmesi tamamen yasaklanmıştır. Bu durum Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik planlayan ancak vize süresini geçirmiş kişiler için aşılması zorunlu büyük bir yasal bariyer teşkil etmektedir.
Mevcut kanuni düzenlemelere göre vize ihlalinde bulunan bir Fas vatandaşının Türkiye’de resmi nikah masasına oturabilmesi için öncelikle yasal statüsünü düzeltmesi hukuki bir zorunluluktur. Bu prosedür idari olarak yabancının Türkiye’den çıkış yapmasını ve sınır kapısında hesaplanan yasal vize ihlal cezasını ödemesini gerektirir. Para cezası ödendikten sonra yabancı ülkeye yeniden geçerli bir vize ile giriş yaparak evlilik işlemlerine tamamen yasal zemin üzerinde başlayabilir. İdari para cezası ödenmeden yapılan hatalı çıkışlar yabancı hakkında beş yıla kadar Türkiye’ye giriş yasaklarının uygulanmasına neden olacağından bir hukuk bürosu ile çalışılması telafisi imkansız mağduriyetleri önler.
Evlilik Sonrası Aile İkamet İzni Süreci
Türkiye’de resmi nikah işlemlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından atılması gereken en kritik hukuki adım yabancı eşin Türkiye’de yasal olarak yaşayabilmesini sağlayan aile ikamet izni başvurusunun yapılmasıdır. Altmış dört elli sekiz sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca düzenlenen bu izin türünde Türk vatandaşı olan eş destekleyici sıfatını taşır. Aile ikamet izni her idari başvuruda en fazla üç yıla kadar verilebilmekte olup bu süre boyunca yasal olarak kalan yabancı eş şartlar sağlandığında Türk vatandaşlığına başvurma hakkı kazanır.
Başvuru sürecinin sorunsuz ilerlemesi için destekleyici Türk vatandaşının düzenli ve yeterli maddi imkana sahip olduğunu gösteren onaylı maaş bordrosu veya e-devlet kaydını sunması zorunludur. Ayrıca istenilen ikamet süresini eksiksiz kapsayan özel sigorta poliçesi veya geçerli SGK provizyon belgesi dosyada bulunmalıdır. Destekleyicinin son beş yıl içinde aile hukukuna karşı işlenen suçlardan ceza almadığını kanıtlayan adli sicil kayıt belgeleri de idare tarafından titizlikle incelenir. Tarafların resmi evlilik bağını ve aile birliğini ispatlayan vukuatlı nüfus kayıt örneği ile evlilik cüzdanı doğrudan sistem üzerinden teyit edilir. Son olarak yabancının ve destekleyicinin ulusal elektronik tebligat adresi ile e-devlet onaylı yerleşim yeri belgesi başvuru dosyasına mutlaka eklenmelidir.
Sahte Evlilik Şüphesi ve V70 Tahdit Kodu
Aile ikamet izni başvurularında idarenin en hassas davrandığı konuların başında evliliğin gerçekten bir aile kurma niyetiyle mi yoksa sadece oturma izni elde etmek amacıyla mı yapıldığının hukuki tespitidir. Göç İdaresi yetkilileri evliliğin samimiyeti konusunda en ufak bir şüpheye düşerlerse tarafları kapsamlı ve çapraz bir idari mülakata tabi tutma yetkisine sahiptir. Aynı zamanda emniyet güçleri vasıtasıyla beyan edilen adreste habersiz tahkikatlar yapılarak evliliğin fiilen sürüp sürmediği denetlenir. Eğer tarafların aynı evde yaşamadıkları veya mülakatlarda birbirlerini tanımadıklarını gösteren çelişkili beyanlarda bulundukları tespit edilirse bu durum hukuken formalite evlilik olarak nitelendirilir ve başvuru derhal reddedilir.
Sahte evlilik tespitinin en ağır idari yaptırımı yabancı şahsın yasal siciline V yetmiş tahdit kodunun işlenmesidir. Hakkında bu kod tesis edilen bir yabancının var olan tüm ikamet izinleri anında iptal edilir ve kişi hakkında doğrudan sınır dışı deport kararı alınır. V yetmiş kodu yabancıya beş yıla kadar Türkiye’ye giriş yasağı getirmekte olup bu kısıtlayıcı tahdit kodunun idari yollardan kendiliğinden kalkmasını beklemek uzun yıllar süren ayrılıklara yol açar. Yasakların süratle iptali için mutlak surette yetkili idare mahkemesi nezdinde profesyonel bir iptal davası açılması zorunludur. Mahkemeye evliliğin samimi olduğunu ispatlayan somut kanıtların güçlü bir hukuki dilekçeyle sunulması hakkınızı geri kazanmanın yegane yoludur.
Tahdit Kodları ve Hukuki Kısıtlamaların Sonuçları
Yabancılar hukuku alanında idari makamlar kamu düzeni, kamu güvenliği veya ihlal gerekçeleriyle yabancılar hakkında kısıtlayıcı tahdit kodları tesis etmektedir. Bu idari kodlar yabancının Türkiye’ye girişini, vize almasını veya yasal ikamet başvurusunu tamamen engeller. V yetmiş kodu sahte evlilik durumlarında uygulanan çok özel bir idari karardır. Ancak yabancıların karşılaşabileceği başka riskli hukuki kodlar da mevcuttur. Örneğin yabancının adres değişikliğini idareye zamanında bildirmemesi V yetmiş bir koduna sebep olarak ikamet iznini iptal ettirebilir.
Benzer şekilde vize ihlali yapan ve para cezasını sınırda ödemeden ülkeden çıkan kişiler Ç yüz yirmi kodu ile yasaklanırken yasadışı giriş çıkış yapanlar Ç yüz on üç kodu ile doğrudan sınır dışı edilirler. Bulaşıcı hastalık taşıyan yabancılar için ise G yetmiş sekiz kodu uygulanmaktadır. Tahdit kodları yabancının Türkiye’deki yasal haklarını felç eden kararlar olduğundan bu kodların sistemden silinmesi meşruhatlı davetiye yöntemleri veya idare mahkemelerinde açılacak iptal davaları ile mümkündür. Hukuki sürecin teknik detayları göz önüne alındığında uzman bir avukatla çalışılması şiddetle tavsiye edilir.
İkamet İzni İptaline Karşı İdari Yargı Süreçleri
Göç İdaresi tarafından yapılan denetimler sonucunda yabancının aile ikamet izni başvurusu reddedildiğinde veya mevcut yasal izni iptal edildiğinde idari itiraz süreci zaman kaybetmeden başlatılmalıdır. Kararın yabancıya resmi olarak tebliğ edilmesini izleyen on günlük kısa süre içerisinde yabancının yasal olarak Türkiye’yi terk etmesi istenir. Ancak idarenin tesis ettiği bu kararlar mutlak kesinlik taşımaz ve hukuk devleti ilkesi gereği her zaman idari yargı denetimine açıktır.
Tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde idare mahkemelerinde işlemin iptali talebiyle dava açılması yasal bir haktır. Bu davanın müvekkile sağlayacağı en büyük stratejik avantaj dilekçeyle birlikte mutlaka yürütmenin durdurulması kararının talep edilmesidir. Mahkeme idari işlemin hukuka aykırı olduğuna kanaat getirip yürütmeyi durdurma kararı verirse deport işlemi dava sonuna kadar askıya alınır ve yabancı şahıs bu süre zarfında Türkiye’de eşiyle yasal olarak kalmaya devam edebilir. Yargılama usulleri son derece katı süre kurallarına bağlandığından dosyanın idare hukuku alanında tecrübeli bir avukat tarafından hazırlanması davanın kazanılması için hayati bir faktördür.
İddet Müddeti Bekleme Süresi ve Hukuki Boyutu
Evliliğin mahkeme kararıyla boşanma veya ölüm yoluyla sona ermesinin ardından kadının yasal olarak yeniden bir evlilik yapabilmesi için beklemesi gereken kanuni bir süre bulunmaktadır. Hukuk dilinde iddet müddeti adı verilen bu süre nesebin karışmasını önlemek amacıyla hem Türk Medeni Kanunu’nda hem de Fas hukuku olan Müdevvene mevzuatında özel ve emredici olarak düzenlenmiştir. Türk yasalarının yüz otuz ikinci maddesi uyarınca evliliği sona eren kadının yeniden evlenebilmesi için üç yüz günlük iddet bekleme süresini tamamlaması emredilmiştir.
Fas hukuku da İslam hukuku ilkelerine dayandığı için bekleme süresi konusunda oldukça katı idari kurallar barındırır. Fas vatandaşı bir kadının boşanması halinde Fas kanunlarına göre hamile değilse üç adet dönemi beklemesi şart koşulurken ölüm halinde bu süre dört ay on gün olarak yasalara geçmiştir. Türkiye’de evlenmek isteyen Fas uyruklu bir kadının Türk makamları önünde evlenebilmesi için bu iddet süresini doldurması veya mahkeme yoluyla bu süreyi tamamen kaldırması istenir. Kadının hamile olmadığını sağlık kurulu raporuyla kanıtlayarak yetkili Türk aile mahkemelerinde iddet müddetinin kaldırılması davası açması süreyi anında sonlandırarak nikah işlemlerinin hemen yapılmasını sağlar.
Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik Süreci Sık Sorulan Sorular
Yabancı eş adayının geçerli bir pasaportu ve yasal vize süresi bulunduğu takdirde evlilik başvurusunda bulunmak için Türkiye’de ikamet iznine sahip olması yasal bir zorunluluk değildir. Ancak vize süresi bitmiş ve ülkede kaçak durumuna düşmüş kişilerin evlilik başvurusu yapması kesinlikle yasaktır. Ayrıca bazı idari durumlarda Fas diplomatik temsilcilikleri evlenme ehliyet belgesi düzenlemek için kendi vatandaşlarından ikamet izni talep edebilmektedir ve bu sorunlar sadece avukat desteğiyle aşılabilmektedir.
Fas yerel makamlarından temin edilen doğum belgesi ve evlenme ehliyet belgesi gibi tüm evrakların Lahey Sözleşmesi kapsamında Fas yetkili birimlerince mutlaka Apostil şerhi ile tasdik edilmesi şarttır. Ardından yeminli bir tercüman aracılığıyla tam ve hatasız olarak Türkçeye çevrilmesi ve bu tercümenin Türk noterleri tarafından resmi olarak onaylanması zorunludur.
V70 kodu idarenin formalite evlilik şüphesiyle tesis ettiği ve kişinin Türkiye’ye girişini tamamen engelleyen çok ağır bir idari tahdit kodudur. Bu yasağın kendiliğinden kalkmasını beklemek beş yıl sürmektedir. Yasal olarak ülkeye hemen dönebilmek için kararı veren makamlara karşı idare mahkemelerinde süresi içinde profesyonel bir iptal davası açılması zorunludur.
İkamet izni başvurusu reddedilen yabancılara kararın resmi tebliğinden itibaren genellikle on günlük bir ülkeyi terk süresi tanınmaktadır. Bu on günlük hak düşürücü yasal süre içinde idare mahkemesinde yürütmenin durdurulması talepli bir dava açılmazsa kişi doğrudan kaçak durumuna düşer ve ilk idari kontrolde sınır dışı işlemleri başlatılır.
Fas Vatandaşı İle Türkiye’de Evlilik Sürecinde Sonuç ve Avukat Desteği
Kapsamlı bir biçimde ele alınan hukuki mevzuatlar ışığında, her iki tarafın milli kanunlarının uyumunu gerektiren uluslararası evlilikler oldukça teknik detaylara sahiptir. Başarıyla yürütülecek bir hukuki süreç diplomatik evrak onay zincirlerinin hatasız işlenmesini, Apostil şartlarının sağlanmasını ve idari başvuru aşamalarının kusursuz tamamlanmasını gerektirir. İdarenin sahte evlilik şüphesiyle tahdit kodları tesis ederek sınır dışı kararları alabildiği bu zorlu yolda ufak bir bürokratik hata bile ailenin parçalanmasına ve uzun yıllar süren giriş yasaklarına sebep olabilir. İdari ret kararlarına karşı açılacak iptal davaları ve süreye tabi olan resmi itiraz mekanizmaları derin bir deneyim gerektirdiğinden, tek başınıza atacağınız adımlar telafisi imkansız hak kayıplarına yol açacaktır.
Bu nedenle evrak hazırlığından mahkeme süreçlerinin yönetimine kadar her kritik aşamada uzman bir Avukat İstanbul arayışında olan müvekkillerimiz için ofisimiz tüm hukuki güvencenizi sağlayacaktır. Her davanın kendi dinamikleri içinde özel olarak değerlendirilmesi ve sürecin en başından itibaren deneyimli bir Avukat İstanbul ofisinden profesyonel danışmanlık hizmeti alınması yasal haklarınız için vazgeçilmezdir. Bu doğrultuda Av. Tolga Çelik Hukuk ve Danışmanlık Ofisi olarak hukuki sürecinizin her aşamasında yanınızdayız. Bizimle iletişime geçmek ve yüz yüze detaylı danışmanlık almak için Mecidiyeköy Mahallesi, Mecidiyeköy Yolu Cd. Elbir İş Merkezi No:6 Kat:9 Daire:11, 34381 Şişli/İstanbul adresinde bulunan ofisimizi ziyaret edebilirsiniz. Adımlarınızı yasal güvence altında atarak evlilik ve ikamet hedeflerinize zaman kaybetmeden ulaşmanız profesyonel bir savunma ile daima mümkündür.