Küreselleşen modern dünya düzeninde farklı ülke vatandaşlarının hayatlarını birleştirmesi son derece olağan ve giderek yaygınlaşan sosyal bir durumdur. Bu durum bilhassa Türkiye ile Almanya arasındaki köklü tarihi, kültürel ve ekonomik bağlar göz önüne alındığında çok daha yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Bir Türk vatandaşı ile bir Alman vatandaşının Türkiye sınırları içerisinde resmi olarak evlenmeye karar vermesi, beraberinde titizlikle yönetilmesi gereken hukuki ve idari bir süreci başlatır. Çiftlerin resmi nikah işlemlerini hiçbir sürprizle karşılaşmadan ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmeleri için öncelikle resmi makamlarca talep edilen evrakları eksiksiz tamamlamaları şarttır. İşte tam bu aşamada Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler listesi büyük ve belirleyici bir önem kazanmaktadır. Türkiye’de Alman vatandaşı ile evlilik nasıl gerçekleştirilir? Türk vatandaşı ile Alman vatandaşının evlenmesi hangi şartlara bağlanmıştır?
Hukuki süreçlerin doğasındaki karmaşıklık, farklı kanunların çatışması ve yabancı ülkelerden alınacak belgelerin Türk makamları nezdinde resmiyet kazanması süreci çoğu zaman çiftler için oldukça yıpratıcı olabilmektedir. Nitekim ülkemizdeki evlendirme dairelerinin uyguladığı yasal prosedürler, milimetrik bir hassasiyetle ve kesin kurallara bağlı olarak yürütülmektedir. Bu nedenle sürecin en başından itibaren profesyonel bir hukuki danışmanlık almak, işlemlerin yasal zeminde çok daha hızlı ve güvenli bir şekilde ilerlemesini sağlayacaktır. Hazırlanacak yasal belgelerdeki en ufak bir harf eksikliği, hatalı tercüme veya geçerlilik süresinin dolması, nikah başvurusunun anında reddedilmesine yol açarak maddi ve manevi kayıplara neden olmaktadır. Bu makalede uzman avukat desteği arayan potansiyel müvekkillerimiz için, tarafların yasal olarak hazırlaması gereken evrakları, idari süreçleri ve bürokraside karşılaşılabilecek olası engelleri son derece ayrıntılı bir biçimde inceleyeceğiz.
Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler ve Hukuki Temeller
Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre gerçekleştirilecek olan uluslararası evlilikler, rastgele idari uygulamalara değil, kesin ve net uluslararası hukuki temellere dayanmaktadır. Bu süreçte başvurulacak en temel yasal dayanak, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun olarak karşımıza çıkmaktadır. İlgili kanunun on üçüncü maddesi uyarınca, evlenme ehliyeti ve şartları taraflardan her birinin evlenme anındaki milli hukukuna tabidir. Bu yasal düzenleme sebebiyle nikah masasına oturacak olan Alman vatandaşının evlenme ehliyeti, bütünüyle Alman Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenmekte ve sorgulanmaktadır. Aynı şekilde, Türk vatandaşı olan eş adayının evlenme ehliyeti ve yasal şartları ise tamamen Türk Medeni Kanunu kapsamında detaylıca değerlendirilmektedir. Dolayısıyla her iki tarafın da kendi ülkesinin yasalarına göre evliliğe engel bir durumunun kesinlikle bulunmaması gerekmektedir.
Türk hukukuna göre evlenme erginliği olağan durumlarda on sekiz yaşın doldurulmasıyla kazanılmaktadır. Bununla birlikte evliliğin şekli hususu da aynı yasal düzenlemede oldukça açık bir biçimde belirtilmiştir. Kanun uyarınca evliliğin şekline, işlemin yapıldığı ülke hukuku katı bir biçimde uygulanmaktadır. Bu emredici kural uyarınca Türkiye sınırları içinde kıyılacak bir nikahın, tamamen Türk hukukunun öngördüğü medeni evlenme şekil şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmesi zorunludur. Türkiye’de resmi nikah işlemlerini gerçekleştirmek üzere belediyelerin evlendirme memurlukları veya il ve ilçe nüfus müdürlükleri açıkça yetkilendirilmiştir. Bu resmi makamlar önünde bizzat hazır bulunarak karşılıklı irade beyanında bulunulması esastır. Türk hukuk sisteminde vekaletname ile, temsilci aracılığıyla veya gıyaben evlilik yapılması kesinlikle mümkün değildir. Bu sebeple tarafların nikah merasiminde fiziki olarak bir arada ve hazır bulunmaları son derece katı bir hukuki zorunluluk teşkil etmektedir. Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler listesini hazırlarken bu hukuki şekil şartlarının her daim göz önünde bulundurulması elzemdir.
Yabancı Eş Adayının Temin Etmesi Gereken Resmi Evraklar
Türkiye’de resmi nikah dairesine başvuruda bulunacak olan Alman vatandaşının, hem kendi ülkesindeki yetkili makamlardan hem de Türkiye’deki resmi mercilerden temin etmesi gereken son derece hayati evraklar mevcuttur. Bu yasal belgelerin en başında uluslararası evlenme ehliyet belgesi gelmektedir. Almanca idari terminolojide Ehefähigkeitszeugnis olarak bilinen bu belge, Alman vatandaşının yasal olarak evlenmeye mani bir durumunun olmadığını resmi makamlar nezdinde kesin olarak kanıtlamaktadır. Söz konusu yasal evrak, Alman eş adayının Almanya’da ikamet ettiği yerdeki yerel nüfus idaresinden bizzat veya resmi vekil aracılığıyla alınmalıdır. Türkiye ve Almanya, Milletlerarası Kişi Halleri Komisyonu üyesi olduklarından dolayı bu belge genellikle çok dilli formda düzenlenmektedir. Çok dilli olarak düzenlenen bu özel evrak, Türkiye’de ek bir tasdik işlemine veya yeminli tercümeye gerek kalmaksızın doğrudan resmi makamlarca kabul edilip işleme alınmaktadır.
Bir diğer kritik evrak ise Alman eş adayına ait uluslararası doğum kayıt örneğidir. Almanca idari terminolojide Formül A olarak da bilinen bu belge çok dilli olarak düzenlendiği takdirde Türkiye’de hiçbir onay işlemine tabi tutulmadan doğrudan geçerlilik kazanmaktadır. Eğer evlenme ehliyet belgesinde anne ve baba adı ile tam doğum yeri gibi spesifik bilgiler eksiksiz olarak yer almıyorsa, evlendirme daireleri soybağının tespiti için bu doğum belgesini mutlaka talep etmektedir. Herhangi bir bürokratik kriz veya gecikme yaşamamak adına bu belgenin de önceden hazır bulundurulması hukuki sürecin selameti açısından son derece faydalı olacaktır. Ayrıca Alman vatandaşının geçerli pasaportunun aslı ve bu pasaportun Türkiye’deki yetkili bir noter tarafından onaylanmış yeminli Türkçe tercümesi başvuru dosyasında eksiksiz biçimde yer almalıdır. Alman makamlarından alınacak olan güncel yerleşim yeri belgesinin ise adres, medeni durum ve vatandaşlık bilgilerini içermesi ve on dört günden kesinlikle eski olmaması gerekmektedir. Tüm bu detaylı evrak toplama süreci, aslında Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler listesinin temel taşı konumundadır. Biyometrik vesikalık fotoğrafların da güncel olması şarttır.
Türk Vatandaşı Eş Adayının Hazırlayacağı Yasal Belgeler
Yabancı uyruklu kişiyle evlilik başvurusunda bulunacak olan Türk vatandaşı eş adayının hazırlaması gereken idari evraklar da en az yabancı eşinki kadar büyük bir ciddiyet ve önem arz etmektedir. İlk olarak, son on yıl içerisinde yenilenmiş, çipli, güncel ve fotoğraflı Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının aslı ve önlü arkalı net fotokopisi başvuru dosyasında kesinlikle bulunmalıdır. Yeni tip çipli kimlik kartı dışındaki sürücü belgeleri veya diğer mesleki kimlik kartları, evlendirme daireleri tarafından nikah işlemleri için resmi kimlik belgesi statüsünde hiçbir surette kabul edilmemektedir. İkinci önemli adım olarak, e-Devlet kapısı sistemi üzerinden veya doğrudan ilçe nüfus müdürlüklerinden ıslak imzalı olarak alınacak olan vukuatlı nüfus kayıt örneği ile yerleşim yeri belgesi derhal temin edilmelidir. Vukuatlı nüfus kayıt örneğinin kişinin tüm aile bilgilerini, önceki evliliklerini ve detaylı medeni durum geçmişini eksiksiz olarak yansıtması yasal bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır.
Türk tarafının yasal belgelerindeki bilgilerin, yabancı eşin belgelerindeki kimlik beyanlarıyla harfi harfine tam bir uyum içinde olması pürüzsüz bir süreç için şarttır. Bu evrakların yanı sıra evlendirme dairesine hitaben yazılan matbu evlilik başvuru formunun, her iki eş adayı tarafından bizzat evlendirme memuru huzurunda eş zamanlı olarak imzalanması gerekmektedir. Türk vatandaşı eş adayının da son altı ay içinde çekilmiş, ön cepheden ve sivil kıyafetli vesikalık fotoğrafları başvuru evrakları arasına mutlaka eklenmelidir. Çifte vatandaşlığa sahip olan ve hem Alman hem de Türk kimliği taşıyan kişilerin hukuki statüsü ise özel bir değerlendirme gerektirir. Çifte vatandaşlığa sahip Türk vatandaşları, uyruğunda bulundukları diğer ülkenin vatandaşı statüsüyle Türkiye’de evlenme müracaatında bulunamazlar. Bu kişilerin nikah işlemlerini mutlaka Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı ile Türk vatandaşı statüsünde gerçekleştirmeleri kanuni bir emirdir. Belgelerin yasal geçerlilik süresi düzenlenme tarihinden itibaren altı ay ile sınırlandırılmıştır. Sürecin aksamaması için Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler titiz bir hukuki takvime göre toplanmalıdır.
Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler Arasında Sağlık Raporu Süreci
Evlenecek olan çiftlerin her ikisi için de en hayati ve zaman alıcı yasal aşamalardan biri evlilik sağlık raporunun usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde alınmasıdır. Bu resmi rapor, Türkiye’deki yetkili aile sağlığı merkezlerinden veya tam teşekküllü devlet hastanelerinden yetkili hekim imzasıyla alınabilmektedir. Yabancı uyruklu Alman vatandaşlarının Türkiye’de kayıtlı bir aile hekimi doğal olarak bulunmuyorsa, bu işlem doğrudan devlet hastaneleri üzerinden veya Türk eş adayının bağlı bulunduğu aile hekimliği sisteminden kolaylıkla çözülebilmektedir. Yasal düzenlemeler uyarınca evlilik sağlık raporunun nikah memurluğunca geçerli kabul edilebilmesi için yasalarca belirlenmiş bazı temel kan tahlillerinin yapılması kesinlikle zorunludur. Bu kapsamda Frengi, Hepatit B, Hepatit C, HIV gibi bulaşıcı hastalık taramaları ile birlikte kan grubu tespit testleri ve Akciğer grafisi uygulanmaktadır. Raporun üzerinde hekimin ıslak imzası, kaşesi ve fotoğraf üstü onayı mutlaka bulunmalıdır; aksi durumlarda resmi evlendirme daireleri raporu evrakta sahtecilik şüphesiyle kesinlikle işleme koymamaktadır.
Özellikle son yıllarda Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yasal güncellemeler doğrultusunda, evlilik öncesi Spinal Müsküler Atrofi taşıyıcılık tarama testi yaptırmak Türkiye genelinde tamamen zorunlu bir yasal şart haline getirilmiştir. Bu genetik test süreci öncelikle erkek eş adayından alınan spesifik bir kan örneği ile başlatılmaktadır. Eğer erkek eş adayı laboratuvar sonuçlarına göre genetik bir taşıyıcı çıkarsa, bu durumda zaman kaybedilmeden kadın eş adayından da derhal test için numune alınmaktadır. Ayrıca bazı belediyeler, erkeğin sağlık raporunda kalıtsal kan hastalıkları testinin yapıldığının da rapor üzerinde açıkça belirtilmesini şart koşmaktadır. Test sonuçları resmi sisteme düşmeden ve uzman hekim tarafından değerlendirilmeden, aile hekiminin resmi evlilik sağlık raporunu onaylayıp teslim etmesi yasal olarak imkansızdır. Laboratuvar yoğunluğuna bağlı olarak bu süreç uzayabildiğinden, Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler arasına sağlık raporunun vaktinde yetiştirilmesi dikkatle planlanmalıdır. Düğün tarihi bu zaman çizelgesine göre ayarlanmalıdır.
Belgelerin Geçerliliği Apostil Şerhi ve Konsolosluk İşlemleri
Almanya Federal Cumhuriyeti resmi makamları tarafından vatandaşlarına yönelik düzenlenen idari evrakların Türkiye’deki belediye evlendirme dairelerinde yasal bir işlem görebilmesi için uluslararası tasdik kurallarına harfiyen uyulması gerekmektedir. Yabancı belgelerin Türkiye sınırları içinde doğrudan geçerli olabilmesinin en temel yolu, 1961 Lahey Sözleşmesi kapsamında düzenlenen Apostil şerhi uygulamasıdır. Almanya’dan alınan ve tek dilli olan tüm resmi evrakların üzerinde, belgeyi düzenleyen Alman yetkili makamları tarafından tatbik edilmiş kare formatında bir Apostil mührünün bulunması yasal bir mecburiyettir. Apostil şerhi bulunmayan sıradan Alman resmi belgeleri Türk makamları tarafından yasal olarak kesinlikle tanınmamakta ve başvuru dosyasına dahil edilmemektedir. Ancak uluslararası sözleşmeler gereği Formül A veya Formül B gibi çok dilli olarak matbu düzenlenen belgeler Apostil şerhinden tamamen muaftır ve doğrudan işleme alınabilmektedir.
Apostil şerhi tamamlanmış veya tek dilli olarak düzenlenmiş Alman belgelerinin Türkiye’de kullanılabilmesi için bir sonraki mecburi yasal aşama yeminli tercüme ve noter onay sürecidir. Almanca olarak düzenlenen tüm pasaport, kimlik ve bekarlık evraklarının Türkiye’de adalet bakanlığına kayıtlı uzman bir yeminli tercüman vasıtasıyla Türkçe diline eksiksiz çevrilmesi gerekmektedir. Yapılan bu yeminli Türkçe çevirilerin Türkiye sınırları içindeki yetkili bir noterlik makamı tarafından resmi olarak tasdik edilmesi yasal bir zorunluluktur. Noter onayı bulunmayan, sadece tercüman kaşesi taşıyan çeviriler evlendirme memurları tarafından geçerli bir başvuru evrakı olarak kati surette kabul görmemektedir. Belgelerin çevirisi sırasında isim ve soyisim hanelerindeki harf uyumları ile doğum tarihlerinin birebir aynı olması hayati bir öneme sahiptir. Konsolosluk işlemleri ve harç maliyetleri de bu bağlamda profesyonelce yönetilmelidir. Aksi takdirde, eksik bir tasdik mühürü evlilik hayallerinin ertelenmesine neden olabilir.
Vize Süreleri ve Yasal İkamet Şartlarının Nikah Sürecine Etkisi
Türkiye’deki il ve ilçe evlendirme daireleri, bünyelerine yapılan yabancı uyruklu kişilerle evlilik müracaatlarında oldukça hassas ve detaylı bir göçmenlik kontrolü yapmaktadır. Çiftlerin nikah işlemlerini başlatabilmesi için öncelikle yabancı eşin yasal ikamet ve vize durumuna azami dikkat göstermesi gerekmektedir. Alman vatandaşının Türkiye’ye yasal yollarla sınır kapılarından giriş yapmış olması ve pasaportundaki giriş damgasının veya turist vizesinin süresinin kesinlikle geçmemiş olması temel kuraldır. Alman eş adayının sahip olduğu vize veya vize muafiyet süresi müracaat formunun imzalandığı sırada ve takip eden nikah merasimi gününde dolmamış şekilde bütünüyle yasal olmalıdır. Eğer Alman eş adayının Türkiye’de çalışma veya öğrenim amaçlı verilmiş bir ikamet izni bulunuyorsa, bu durumda söz konusu ikamet kartının aslının ibrazı da başvuru yetkililerince zorunlu tutulmaktadır.
Özellikle vize ihlali yapmış, kaçak durumunda olan veya sınır dışı edilme tehlikesi bulunan yabancı uyrukluların resmi evlilik başvuruları, belediyeler tarafından göç yasalarına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle genellikle baştan reddedilmektedir. Bu tür karmaşık ve riskli vize sorunları yaşayan çiftlerin vakit kaybetmeksizin uzman bir hukuk bürosuna başvurarak göçmenlik durumlarını yasal bir zemine oturtmaları mutlak surette şarttır. İdari süreçte ayrıca Türkiye’de yabancılarla yapılacak evlilik işlemlerinin resmi harç bedelleri de belediyeden belediyeye son derece büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Kimi idarelerde bu ücretler öngörülemeyen yüksek meblağlara ulaşabilmektedir. Dolayısıyla Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler listesini hazırlarken vize sürelerini ve belediye harç bütçesini doğru hesaplamak evlilik planlamasının en ayrılmaz ve hassas parçalarından biridir.
Yabancı Mahkeme Boşanma Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Süreci
Türk ve Alman vatandaşlarının Türkiye’de evlenmesi sürecinde çiftlerin karşısına çıkabilecek hukuki açıdan en karmaşık bariyerlerin başında, tarafların geçmişte yapmış oldukları evlilikler ve bu akitlerin hukuken sona erme şekilleri gelmektedir. Eğer bir Türk vatandaşı daha önce Almanya sınırları içinde bir Alman veya Türk vatandaşı ile evlenip yetkili Alman mahkemelerinde boşanmışsa, bu yabancı mahkeme kararı Türkiye Cumhuriyeti kanunları nezdinde kendiliğinden geçerlilik kazanmamaktadır. Türk vatandaşı Türkiye’deki resmi nüfus kütüklerinde halen hukuken evli görünmeye devam ettiği için yeni bir evlilik beyannamesi vermesi idari olarak tamamen olanaksızdır. Türkiye nüfus sicilinde evli görünen bir bireyin yeniden evlenme girişiminde bulunması Türk Ceza Kanunu kapsamında birden fazla evlilik suçunu oluşturacağından yeni başvuru derhal reddedilmektedir. Bu derin hukuki krizin tek çözümü, Almanya’da verilmiş olan boşanma kararının Türk hukuku bakımından geçerli kılınarak nüfus kütüklerine işletilmesidir.
Bu hukuki uyumlandırma süreci idari tanıma yöntemiyle veya Aile Mahkemelerinde açılacak dava kararıyla titizlikle gerçekleştirilmektedir. Her iki eski eşin de bizzat veya vekilleri aracılığıyla konsolosluklara ya da il nüfus müdürlüklerine birlikte ortak müracaat etmesi halinde, dava açılmaksızın idari tanıma yapılarak boşanma nüfusa hızla tescil edilebilmektedir. Ancak taraflardan birinin kasıtlı olarak ulaşılamaz olması, yasal vekalet vermek istememesi veya kararın içeriğinde nafaka ve velayet gibi icrai hükümlerin bulunması durumunda idari yol tamamen kapanmakta ve Türkiye’deki yetkili Aile Mahkemelerinde tanıma ve tenfiz davası açılması zorunlu hale gelmektedir. Bu kritik davanın usulüne uygun açılabilmesi için Alman mahkeme kararının kesinleşmiş ıslak imzalı orijinal örneği ile bu kararın Apostil şerhi ve noter onaylı Türkçe yeminli tercümesi mutlak surette gerekmektedir. Yurt dışı adli tebligat süreçlerinin uzunluğu dikkate alındığında bu davanın alanında uzman bir avukat tarafından yürütülmesi zaman tasarrufu açısından çok değerlidir.
Kadınlar İçin Öngörülen İddet Müddeti Kuralı ve Kaldırılması
Türkiye’de resmi bir evlilik yapmak isteyen ve daha önceden başından yasal bir evlilik geçmiş olan kadın eş adaylarını yakından ilgilendiren oldukça önemli ve katı bir diğer yasal düzenleme ise kanuni bekleme süresidir. Türk Medeni Kanunu’nun emredici hükümleri uyarınca, evliliği yetkili mahkemede boşanma veya eşin ölümü ile yasal olarak tamamen sona eren kadının yeniden nikah masasına oturabilmesi için, önceki evliliğin sona erme tarihinden itibaren tam üç yüz günlük bir bekleme süresi geçirmesi gerekmektedir. İddet müddeti adı verilen bu yasal süre, tamamen kadının olası bir hamilelik durumunda doğacak çocuğun soybağının karışmasını ve nesebin belirsizliğini kesin olarak engellemek amacıyla kamu düzeni gerekçesiyle ihdas edilmiştir. Alman hukukunda geçmiş yıllarda uygulanan benzer kurallar günümüzde yürürlükten bütünüyle kaldırılmış olsa da, Türk hukuku açısından bu kural varlığını oldukça katı bir biçimde sürdürmektedir.
Eğer Türk vatandaşı olan kadın eş adayı Almanya’da veya Türkiye’de çok yakın bir zamanda yeni boşanmışsa ve Alman vatandaşı olan yeni eşiyle derhal vakit kaybetmeden evlenmek istiyorsa bu üç yüz günlük yasal sürenin dolmasını mecburen beklemek zorundadır. Ancak bu uzun ve yorucu sürenin beklenmesine gerek kalmadan evlenebilmenin çok önemli bir hukuki istisnası bulunmaktadır. Kadın eş adayı yetkili Aile Mahkemesine bir dilekçe ile şahsen veya vekili aracılığıyla başvurarak, hamile olmadığını resmi bir devlet hastanesi sağlık kurulu raporu ile tıbben kesin olarak kanıtladığı takdirde, mahkeme kararıyla bekleme süresinin derhal kaldırılmasına hükmedilebilmektedir. Bu hukuki süreç uygulamada iddet müddetinin kaldırılması davası olarak adlandırılır ve adli tatil dönemine denk gelmediği sürece oldukça kısa sürede sonuçlandırılabilen çekişmesiz bir yargı işidir. İlgili mahkeme kararı nüfus kütüklerine işlendikten sonra yeni nikah başvurusu güvenle yapılabilir.
Evlendikten Sonra Almanya Aile Birleşimi ve Nüfus Tescil İşlemleri
Türkiye’deki yetkili il veya ilçe evlendirme dairesinde nikah akdinin resmi devlet memuru huzurunda başarıyla tamamlanmasının hemen ardından çiftlere uluslararası hukuki geçerliliği olan, çok dilli ve standart bir Uluslararası Aile Cüzdanı teslim edilmektedir. Bu son derece değerli ve resmi belge, yeni kurulan evlilik birliğinin dünyanın her yerinde, her türlü idari makam nezdinde kanıtlanmasını sağlamaktadır. Ancak Türkiye’de kusursuzca gerçekleştirilen bu resmi evliliğin Almanya Federal Cumhuriyeti devlet yasaları karşısında da tamamen resmiyet kazanması ve sorunsuz hukuki sonuçlar doğurması için vakit kaybetmeden yetkili Alman makamlarına usulünce tescil edilmesi şiddetle tavsiye edilmektedir. Evliliğin Almanya’daki evlenme kütüğüne işlenebilmesi için Türkiye’deki nüfus müdürlüklerinden özenle temin edilen uluslararası evlenme kayıt örneğinin Almanya’daki Standesamt dairesine resmi başvuruyla sunulması gerekmektedir. Evliliğin tescili özellikle vergi dilimi sınıflarının aile lehine düzenlenmesi açısından hayati önem taşır.
Evlilik merasimi sonrasında yeni evli çiftlerin en çok karşılaştığı, bürokratik olarak en zorlu olan ve en çok nitelikli yasal desteğe ihtiyaç duyulan konu ise şüphesiz Almanya aile birleşimi vizesi sürecidir. Türk vatandaşının evlilik sebebiyle Almanya’da kalıcı ve yasal olarak yaşayabilmesi için Almanya Konsolosluğu üzerinden ulusal D tipi uzun süreli vize başvurusunda bulunması gerekmektedir. Bu son derece detaylı başvuru sürecinde Alman konsolosluk makamları, Türk eş adayından başlangıç düzeyinde Almanca dil bilgisine sahip olduğunu kanıtlayan Goethe Institut gibi yetkili kurumlardan alınmış sertifikalar talep etmektedir. Ayrıca Almanya’da halihazırda yaşayan Alman eşin düzenli ve yeterli gelir durumunun, yaşayacakları evin sözleşmesinin ve genişliğinin devlete maddi yük olmamaya yeterli olduğunun kanıtlanması istenmektedir. Türkiye’de Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler titizlikle hazırlanarak kıyılan nikahın hukuki kusursuzluğu, aile birleşimi başvurularının olumlu sonuçlanmasını doğrudan etkilemektedir. (Count: 8)
Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler Sık Sorulan Sorular
Türkiye sınırları içerisinde bir Alman vatandaşı ile hukuken geçerli bir evlilik akdi gerçekleştirmek için Alman eş adayının Türkiye’de mutlak surette yasal bir ikamet izni kartının bulunması zorunlu bir şart değildir. Bununla birlikte, yabancı eş adayının nikah başvurusu yapıldığı resmi tarihte ve devamında gerçekleşecek nikah töreni gününde Türkiye’de bütünüyle yasal olarak bulunuyor olması kesinlikle gerekmektedir. Bu yasal kalış süreci, süresi geçmemiş geçerli bir turist vizesi, devletlerarası vize muafiyet süresi ya da pasaport üzerindeki resmi giriş damgası ile evlendirme memurluğuna kolaylıkla ve yasal olarak kanıtlanabilmektedir. Dolayısıyla Türkiye’de kaçak durumda olmayan her Alman vatandaşı evlenebilir.
Bir Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu kişinin evlenmesi sürecinde kanunların emrettiği evrak listesinin eksiksiz olarak evlendirme dairesine teslim edilmesi yasal bir zorunluluktur. Eğer Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler arasında tek bir belgenin eksikliği saptanırsa, evrakların çevirisinde isim harflerinde bir uyumsuzluk tespit edilirse veya apostil şerhi gibi uluslararası tasdik kuralları ihlal edilirse evlendirme memuru başvuruyu doğrudan reddetmekle yükümlüdür. (Count: 9) Bu tür durumlarda çiftlere eksik belgeleri tamamlamaları için ek süre tanınsa da, belgelerin yurt dışından temin edilmesi uzun haftalar sürebileceğinden planlanan nikah tarihi büyük ihtimalle iptal edilecek veya çok ileri bir tarihe mecburen ertelenecektir.
Almanya adli makamları tarafından yargılama sonucu verilen boşanma kararları, ülkeler arasında veri akışı olmaması sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti nüfus idaresi kayıtlarına otomatik olarak geçmemektedir. Bu sebeple Almanya’da boşanma süreci bitmiş olan bir Türk vatandaşı, Türkiye’de idari kayıtlarda halen yasal olarak evli görünmeye devam ettiği için doğrudan ve hızlı bir şekilde yeni bir evlilik beyannamesi veremez. Bu vatandaşın Türkiye’de hiçbir adli sorun yaşamadan yeniden evlenebilmesi için öncelikle Alman mahkeme kararının Türkiye’de idari yoldan tanınması veya Aile Mahkemesi yoluyla tanınması ve tenfizi adli işlemlerini hukuki yollarla eksiksiz tamamlaması ve karar kesinleştikten sonra evlilik başvurusu yapması şarttır.
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak yürürlüğe konulan emredici yasal mevzuat uyarınca, ülkemiz sınırları içinde evlenecek olan tüm çiftlerin resmi nikah öncesinde SMA genetik taşıyıcılık tarama testi yaptırması kesinlikle zorunlu tutulmuştur. Bu katı kural toplum sağlığını ve gelecek nesilleri korumak amacıyla getirilmiş olup istisnasız tüm yabancı uyruklu kişilerle yapılan uluslararası evlilikler için de geçerliliğini sıkı bir biçimde korumaktadır. SMA test süreci, tıbbi prosedür gereği öncelikle erkek eş adayından kan örneği alınması ile başlamakta ve sonuçların laboratuvardan çıkması bölgesel hasta yoğunluğuna göre belirli bir zaman alabilmektedir. Test sonuçları resmi sağlık sistemine yansımadan evlilik raporu verilemez.
Yabancı uyruklu olan eş adayının yeterli düzeyde kendini açıkça ifade edecek ve devlet memuru tarafından söylenenleri doğru anlayacak düzeyde Türkçe bilmediği bariz durumlarda, nikah işlemlerinin yasal geçerliliğini kesin olarak koruması maksadıyla tercüman bulundurulması emredici ve tavizsiz bir kuraldır. Bu önemli kural, hem yetkili belediyeye bizzat yapılacak olan ilk resmi evlilik müracaatı esnasında hem de düğün veya nikah merasimi töreni sırasında kati suretle uygulanmaktadır. Nikah dairesinde hazır bulunacak olan tercümanın, sıradan dil bilen bir şahıs değil, adli makamlarca resmi olarak yetkilendirilmiş bir yeminli tercüman olması şartı aranır. Bu sayede yabancı eşin rızası güvence altına alınır.
Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler Sonuç
Türkiye Cumhuriyeti yasal sınırları içerisinde gerçekleştirilecek olan uluslararası evlilik prosedürleri, basit bir idari işlemden çok daha ötesini ifade eden oldukça detaylı, teknik ve karmaşık hukuki süreçleri bünyesinde barındırmaktadır. Alman vatandaşları ile yapılacak evliliklerde kanunların talep ettiği resmi evrakların eksiksiz bir biçimde hazırlanması, uluslararası hukuk sözleşmelerine göre tasdik ve apostil işlemlerinin yapılması büyük bir hassasiyet gerektirir. Bütün bu yeminli tercüme ve noter onay süreçlerinin titizlikle yürütülmesi son derece profesyonel, planlı ve öngörülü bir yasal yaklaşım gerektirmektedir. Hazırlık aşamasında salt hukuki bilgi eksikliğinden kaynaklanabilecek en ufak bir idari usul hatası veya belge uyuşmazlığı, aylar öncesinden planlanan evlilik başvurusunun aniden reddedilmesine ya da yüksek bütçeli düğün organizasyonlarının iptal edilerek ciddi maddi ve manevi zararlar doğmasına sebebiyet verebilir. Bu nedenle, uluslararası aile hukukuna hakim ve deneyimli bir Avukat İstanbul kadrosundan profesyonel danışmanlık almak çiftlerin haklarını koruyacaktır. Bizler, Alman Vatandaşı İle Türkiye De Evlenmek İçin Gerekli Belgeler sürecini başından sonuna kadar kusursuz bir stratejiyle yönetiyoruz. (Count: 10)
Özellikle daha önceki evlilik sorunlarından kaynaklanan yabancı boşanma kararlarının Türkiye’deki Aile Mahkemelerinde tanınması ve tenfizi son derece ciddi adli konulardır. Ayrıca Türk Medeni Kanunu gereğince kadınlar için öngörülen yasal bekleme süresi olan iddet müddetinin adli bir mahkeme kararıyla derhal kaldırılması ve evlilik akdi gerçekleştikten sonraki zorlu Almanya aile birleşimi vizesi süreçlerinin yasal takibi derin bir hukuki uzmanlık gerektiren hayati işlemlerdir. Çiftlerin resmi evlilik başvurularının hiçbir bürokratik duvar ve idari engele takılmadan sorunsuz bir şekilde onaylanması ve gelecekteki aile birliği planlarının sekteye uğramaması adına yetkin bir Avukat İstanbul ofisiyle iş birliği yapmak sadece bir tercih değil, en güvenli yoldur. Profesyonel bir hukuki temsil sayesinde, farklı ülkelerin farklı yasalarından doğan tüm engeller ustalıkla aşılacak ve bu en özel süreciniz hukuki bir güvence kalkanı altında güvenle tamamlanacaktır. Sürecinizin hatasız işlemesi ve alanında uzman ekibimizden destek almak için Av. Tolga Çelik Hukuk ve Danışmanlık Ofisi ile iletişime geçebilirsiniz. Müvekkillerimizi Mecidiyeköy Mahallesi, Mecidiyeköy Yolu Cd. Elbir İş Merkezi No:6 Kat:9 Daire:11, 34381 Şişli/İstanbul adresinde ağırlamaktan ve haklarınızı savunmaktan büyük mutluluk duyarız.