Fuhuştan Deport Kaç Yıl?

Fuhuştan Deport Kaç Yıl?

Yabancılar hukuku alanında, egemen devletlerin kendi sınırlarını, kamu düzenini ve genel ahlak kurallarını korumak amacıyla başvurdukları en ağır yaptırımların başında sınır dışı etme kararları gelmektedir. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde geçimini meşru olmayan yollardan sağladığı tespit edilen veya bu yönde kuvvetli şüphe uyandıran yabancılar hakkında uygulanan idari işlemler son derece katı kurallara tabidir. Yabancı uyruklu kişiler ve onların Türkiye’deki yakınları tarafından hukuki boyutuyla son derece karmaşık olan Fuhuştan Deport Kaç Yıl sorusunun kesin yanıtı her zaman büyük bir endişe kaynağı olmuştur. Yabancıların Türkiye’deki yasal kalış haklarını, aile birliğini ve gelecek planlarını tamamen ortadan kaldıran bu yaptırım süreci, idari gözetim kararları ve geri gönderme merkezlerindeki uygulamalar ile iç içe yürütülmektedir. Sınır dışı işlemleri, idare makamlarının oldukça geniş bir takdir yetkisi kullandığı ve doğrudan kişi hürriyetine müdahale eden hassas tasarruflardır. Hakkında yasal işlem başlatılan yabancıların vakit kaybetmeksizin profesyonel bir hukuki müdahaleye başvurması, geri dönülemez mağduriyetlerin engellenmesi açısından hayati bir gerekliliktir. Sınır dışı kararına karşı dava açma süreleri son derece kısadır. Bu sürelerin geçirilmesi halinde kararlar kesinleşir ve itiraz yolu kapanır.

Yabancılar Hukukunda Fuhuştan Deport Kaç Yıl Sorusunun Önemi

Türkiye Cumhuriyetinden yabancıların sınır dışı edilmesine yönelik yasal süreçlerin omurgasını Altı Bin Dört Yüz Elli Sekiz sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu oluşturmaktadır. İlgili kanunun elli dördüncü maddesi, idare makamlarının hangi hallerde sınır dışı etme kararı alabileceğini açık ve net bir biçimde düzenlemiştir. Sınır dışı etme kararını vermeye yetkili makam valilikler bünyesindeki İl Göç İdaresi Müdürlükleridir. Kanunun açık lafzı gereği bu kararın alınması en fazla kırk sekiz saat gibi son derece kısa bir sürede tamamlanmaktadır. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun elli dördüncü maddesi kapsamında, Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar ve kamu düzeni açısından tehdit oluşturanlar ifadeleri doğrudan idari yaptırımların temelini teşkil eder. Bu tür yaptırımlarla karşılaşan kişilerin en çok merak ettiği Fuhuştan Deport Kaç Yıl konusu, yasal hakların korunması için kritik bir başlangıç noktasıdır. İdare sadece kişiyi ülkeden zorla çıkarmakla yetinmez. Aynı zamanda göç veri tabanına işlediği özel tahdit kodları vasıtasıyla kişinin gelecekte ülkeye girişini de kesin olarak engeller. Bu nedenle muhatapların sürecin ciddiyetini kavrayarak alanında uzmanlaşmış bir hukuk ofisinden destek almaları şarttır.

Fuhuştan Deport Kaç Yıl Yasal Yanıtı ve İdari Süreler

Avukat arayan potansiyel müvekkillerin tarafımıza en sık yönelttiği Fuhuştan Deport Kaç Yıl sorusunun yanıtı, her somut olayın kendi içindeki özelliklerine göre belirlenmektedir. Türkiye’den geçimini meşru olmayan yollardan sağlama iddialarıyla sınır dışı edilen kişilere uygulanan ülkeye giriş yasağı süresi genel kural olarak beş yıldır. Beş yıllık bu kesin giriş yasağı, yabancının fiilen Türkiye sınırlarını terk ettiği an itibarıyla işlemeye başlar. Yasak süresi boyunca yabancının dış temsilciliklerden vize alması veya hudut kapılarından içeri girmesi yasal olarak imkansız hale gelir. İdare hukukundaki geniş takdir yetkisi dikkate alındığında, bu yasağın sınırları oldukça esnektir. Kişinin kamu düzeni açısından yarattığı tehdidin boyutunun ciddi olduğuna kanaat getirilirse, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü bu beş yıllık süreyi on yıl daha uzatma yetkisini elinde bulundurur. Yabancının eylemleri insan ticareti veya sahte evrak düzenleme gibi ek suçlarla birleştiğinde giriş yasaklarının toplam süresi on beş yıla kadar uzatılabilmektedir. Dolayısıyla idarenin tesis ettiği giriş yasağı süreleri kişinin aleyhine kolayca ağırlaştırılabilir niteliktedir. Bu ağır yaptırımların önüne geçilebilmesi ancak profesyonel bir idari dava sürecinin yürütülmesiyle mümkündür.

Türkiye Cumhuriyetine Giriş Yasağı ve Vize İhlalleri

Sınır dışı edilme süreçlerinde sadece ağır iddialar değil, aynı zamanda yasal kalış hakkının basit şekilde ihlal edilmesi de idari yaptırımlara konu olmaktadır. Vize, vize muafiyeti veya ikamet izni sürelerinin aşılması durumunda uygulanan giriş yasağı süreleri kademeli bir sisteme bağlanmıştır. Yabancı eğer ihlal süresi içinde kendiliğinden hudut kapılarına gelerek tahakkuk eden idari para cezalarını tam olarak öderse daha hafif yaptırımlarla karşılaşabilir. Ancak cezaların ödenmemesi durumunda idarenin uyguladığı süreler oldukça katıdır. Basit bir yasal süre aşımının bile yabancının hayatını derinden etkileyen yasaklara dönüştüğü açıkça görülmektedir. İdari para cezalarının ödenip ödenmemesine bakılmaksızın görevli personel refakatinde sınır dışı edilen yabancılar doğrudan uzun süreli yasaklara tabi tutulmaktadır.

Aşağıdaki tablo vize ihlallerine karşılık gelen giriş yasağı sürelerini göstermektedir.

Vize veya İkamet İhlali SüresiUygulanan Giriş Yasağı Süresi
Üç aya kadar olan ihlallerÜç ay süreyle giriş yasağı
Üç ay ile altı ay arası ihlallerAltı ay süreyle giriş yasağı
Altı ay ile bir yıl arası ihlallerBir yıl süreyle giriş yasağı
Bir yıl ile iki yıl arası ihlallerİki yıl süreyle giriş yasağı
İki yıldan fazla olan ihlallerBeş yıl süreyle giriş yasağı

Tüm bu karmaşık idari prosedürler yetkin bir yabancılar hukuku avukatının rehberliğine duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır.

Kamu Düzeni Tehdidi Kavramı ve Ceza Yargılamasının Etkisi

Hakkında yasa dışı faaliyet iddialarıyla sınır dışı işlemi başlatılan yabancıların karşılaştığı temel sorunlardan biri ceza davalarının idari işlemlere yansımasıdır. Ceza hukukunun en temel prensibi olan masumiyet karinesi, bir kişinin suçluluğu mahkemelerce kesinleşene kadar masum sayılmasını emreder. Ancak yabancılar hukuku pratiğinde, İdare Mahkemeleri ve İl Göç İdaresi Müdürlükleri kamu düzeni tehdidi kavramını son derece geniş yorumlamaktadır. Bir yabancı hakkında adli bir soruşturma başlatılmış olması dahi sınır dışı kararı alınması için yeterli bir idari gerekçe olarak kabul edilebilmektedir. Anayasa Mahkemesinin ve Danıştay Dairelerinin güncel kararlarına bakıldığında bu uygulamanın belli sınırları olduğu görülmektedir. Beraat eden bir yabancı hakkında dahi beraat kararı sonrası salt genel şüphe gerekçesiyle sınır dışı kararı alınabildiği vakalar mevcuttur. Buna karşın Danıştay Onuncu Dairesi idarenin tesis ettiği işlemlerde somut ve güncel bir tehdit kriterinin varlığını aramaktadır. Sadece soyut ifadeler taşıyan veya salt bir ihbar tutanağına dayanılarak masumiyet karinesini ihlal eden işlemlerin hukuka aykırı olduğu yönünde emsal yargı kararları bulunmaktadır. Etkili bir avukat, mahkemeye sunacağı dava dilekçesinde idarenin açık ve denetlenebilir bir kanıt sunamadığını titizlikle ortaya koyar.

İdari Gözetim Kararı ve Geri Gönderme Merkezleri Uygulamaları

Haklarında sınır dışı kararı alınan yabancılar kaçma ve kaybolma riski barındırdıkları gerekçesiyle valilik makamınca idari gözetim altına alınmaktadır. Bu kişiler kolluk kuvvetleri nezaretinde Geri Gönderme Merkezlerine sevk edilirler. Yasal mevzuata göre Geri Gönderme Merkezlerindeki idari gözetim süresi normal şartlar altında altı ayı geçemez. Yabancının idari işlemlere yardımcı olmaması veya kimliği hakkında gerçeğe aykırı bilgiler vermesi durumunda bu süre valilik onayıyla bir altı ay daha uzatılarak toplamda on iki aya ulaşabilmektedir. İdari gözetim uygulaması özgürlüğü doğrudan sınırlandırdığından yasalar bu karara karşı yargı yolunu açık tutmuştur. İdari gözetim kararına karşı itiraz mercii işlemi yürüten valiliğin bulunduğu ildeki Sulh Ceza Hakimliğidir. Uzman bir avukat müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunmadığına ve kararın haksız olduğuna dair dilekçeyi hakimliğe sunar. Hakimlik bu itirazı beş gün içinde inceleyerek kesin bir karara bağlar. Potansiyel müvekkillerin unutmaması gereken en kritik nokta idari gözetimden alınan tahliye kararının yabancı hakkındaki sınır dışı etme kararını iptal etmeyeceğidir. Bu nedenle tahliye sürecinin yanı sıra mutlaka idare mahkemesinde eş zamanlı bir iptal davasının profesyonelce sürdürülmesi şarttır.

Türkiye Cumhuriyetini Terke Davet Prosedürü

Göç İdaresi makamları bazı durumlarda zorlayıcı gözetim tedbirlerine başvurmak yerine daha ılımlı olan terke davet yöntemini uygulayabilir. Hakkında sınır dışı kararı verilen ancak kaçma şüphesi bulunmayan yabancılara gönüllü çıkış yapabilmeleri için on beş günden az olmamak kaydıyla otuz güne kadar bir süre tanınır. Bu süre zarfında kişilere hudut kapılarından sorunsuz çıkabilmeleri adına bir çıkış izin belgesi düzenlenir. Terke davet prosedürünün en büyük avantajı kişinin Geri Gönderme Merkezlerinde özgürlüğünden mahrum kalmasını engellemesidir. Yabancı kendisine tanınan yasal mühlet içerisinde ülkeyi terk ederse hakkında uygulanacak giriş yasağı süresi idare tarafından tamamen kaldırılabilir veya ciddi oranda kısalabilir. Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın tanınan bu sürede ülkeyi terk etmeyen yabancılar kolluk kuvvetlerince yakalanarak derhal idari gözetim altına alınır. Yabancı kararın haksız olduğunu düşünerek yargı yoluna başvurmak istiyorsa profesyonel avukatı aracılığıyla süresi içerisinde iptal davasını açmak zorundadır.

Tahdit Kodları ve Fuhuştan Deport Kaç Yıl Etkisi

Kapsamlı göç sistemi içerisinde Fuhuştan Deport Kaç Yıl süreceği, doğrudan şahsın göç veri tabanına işlenen spesifik tahdit kodlarına bağlıdır. Tahdit kodları kişinin sınır dışı edilme gerekçesini sisteme kaydeden idari uyarılardır. Bu kodlar vize ve ikamet izni başvurularında idareye risk analizi yapma imkanı sunar. Çeşitli idari ihlaller neticesinde sisteme girilen tahdit kodları yabancıların geçici veya kalıcı olarak Türkiye’den men edilmesine yol açar. Örneğin Ç yüz on üç tahdit kodu yasa dışı yollarla hudut kapıları haricinden ülkeye giren veya çıkış yapan kişilere işlenerek iki ila beş yıl arasında değişen yasaklar uygular. Ç yüz on dört kodu hakkında herhangi bir suç şüphesiyle adli işlem yapılan yabancılara tesis edilir. Ç yüz on beş kodu mahkumiyet sürelerini tamamlayıp cezaevinden tahliye olan yabancılar için kullanılır ve sınır dışı işlemlerine zemin hazırlar. Ç yüz on yedi kodu çalışma izni olmadan kaçak çalışan yabancılara, Ç yüz on dokuz kodu ise kaçak çalışmanın idari para cezasını ödemeyenlere uygulanarak beş yıllık yasaklar getirir. Ç yüz yirmi kodu hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen ülkeye girmeye çalışan yolcular için tasarlanmıştır. Tüm bu kayıtlar idari yaptırım gücü son derece yüksek ve iptali hukuki uzmanlık gerektiren zorlu dosyalardır.

Ç Yüz On Altı ve G Kırk Sekiz Kodlarının Hukuki Boyutu

Konumuzun merkezinde yer alan yegane idari kayıtlar Ç yüz on altı ve G kırk sekiz tahdit kodlarıdır. İl Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından tesisi gerçekleştirilen Ç yüz on altı kodu geçimini meşru olmayan yollardan sağlayan yabancılar hakkında işletilmektedir. Uygulamada genel olarak bilinen bu kayıt kişinin sisteminde aktif olduğu müddetçe Türkiye’ye girişini istisnasız beş yıl süreyle engeller. Eğlence mekanlarında yapılan polis baskınlarında bulunan yabancı uyruklu kadınlara karşı hiçbir detaylı soruşturma yapılmadan doğrudan salt şüpheyle bu kodun uygulandığı vakalara sıklıkla rastlanmaktadır. Suçu bizzat işlemeyip bu yasa dışı faaliyetin organize edilmesine yardım eden veya yer temin eden kişiler için ise G kırk sekiz tahdit kodu tesis edilmektedir. G kırk sekiz kodu da tıpkı Ç yüz on altı gibi hudutlardan girişi kati bir biçimde yasaklar. Bu yıkıcı kodların göç veri tabanından silinmesi zorlu idari ve hukuki süreçlerle mümkündür. İdari işlem olarak ilgili kararın tebliğinden itibaren altmış gün içerisinde Göç İdaresi Başkanlığına itiraz dilekçesi sunulabilir. Ancak en etkili yöntem tecrübeli bir avukat aracılığıyla doğrudan Ankara İdare Mahkemelerinde iptal davası açılmasıdır. Davanın esastan kazanılabilmesi için alanında uzman bir savunmanın inşa edilmesi elzemdir.

Deport Kararına Karşı İptal Davası Açma Süreci

Bir yabancı hakkında sınır dışı kararı verildiğinde idare mahkemelerinde açılacak iptal davası hayat kurtaran en kritik yasal yoldur. Sınır dışı etme kararına karşı iptal davası açma süresi kararın tebliğinden itibaren sadece ve sadece yedi gündür. Yedi günlük bu süre idare hukukunda mutlak hak düşürücü süre olarak tanımlanır. Bu sürenin bir gün bile aşılması durumunda yabancı ne kadar haklı olursa olsun dava açma hakkını yitirir ve idarenin verdiği karar kesinleşerek geri gönderme prosedürü uygulanır. Davanın yetkili idare mahkemesinde açılmasının sağladığı en büyük yasal avantaj işlemin kendiliğinden durmasıdır. Kanunun ilgili maddesine göre dava açılmasıyla birlikte mahkeme esasa ilişkin nihai kararını verinceye kadar yabancının sınır dışı edilme işlemi yasal olarak otomatik şekilde askıya alınır. Herhangi bir ek teminat yatırılmasına gerek kalmadan işleyen bu otomatik mekanizma yabancının yargılama boyunca güvende kalmasını sağlar. Yargının mevcut iş yükü göz önüne alındığında bu davalar genellikle dört ila altı ay arasında değişen sürelerde sonuçlanmaktadır. Dosyalar üzerinden inceleme gerçekleştirildiğinden yetkin bir hukuk bürosunun hazırlayacağı kapsamlı dava dilekçesi davanın kazanılmasında tek unsurdur.

Hukuki Süreçteki Yargılama Masrafları ve Dava Harçları

İdare mahkemelerinde yürütülen tahdit kodu iptal davaları adalet sisteminin belirlediği masraf tarifelerine tabidir. Dava açmayı düşünen yabancı uyruklu şahısların bütçe planlaması yapabilmeleri açısından resmi harçların bilinmesi önemlidir. İdare mahkemesi başvuru harcı yaklaşık üç yüz elli Türk Lirasıdır. Karar harcı da aynı şekilde üç yüz elli Türk Lirası civarındadır. Yürütmenin durdurulması talep edilecekse bu talep için yaklaşık beş yüz elli Türk Lirası yatırılmalıdır. Bölge idare mahkemesine istinaf yoluna gidilmesi halinde istinaf başvuru harcı tahmini dokuz yüz Türk Lirasıdır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmak istendiğinde ise başvuru harcı ortalama iki bin beş yüz Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Bu rakamlar sadece devletin kasasına giren resmi harçlar olup dava süresince talep edilecek posta giderlerini ve hukuki danışmanlık hizmetlerini kapsamaz. Yapılacak usul hataları davanın reddedilmesine sebep olacağından yatırılan tüm bu masrafların boşa gitmemesi için sürecin bir avukat eşliğinde profesyonelce yürütülmesi şarttır.

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatları

İdare mahkemesinde yürütülen iptal davasının reddedilmesi halinde kararın tebliğinden itibaren yasal koruma kalkanı kalkar. Sınır dışı kararlarına karşı idare mahkemesinin verdiği hükümler kesindir ve bu kararlara karşı bölge idare mahkemesine veya Danıştay makamına gidilemez. Bu noktada yabancının menşe ülkesine zorla gönderilmesini durdurabilecek en üst merci Anayasa Mahkemesidir. Ret kararının öğrenilmesini izleyen otuz gün içerisinde telafisi imkansız zararların doğacağı gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunulması mümkündür. Avukatın acil tedbir talebiyle yürütmenin durdurulmasını istemesi hayati önem taşır. Anayasa Mahkemesi emsal kararlarında vurguladığı üzere yabancının geri gönderilmesi durumunda yaşam hakkının tehlikeye girip girmeyeceğini titizlikle değerlendirir. Kendi toplumuna iade edilecek yabancı bir kadının ülkesinin katı töreleri sebebiyle yaşam hakkı tehlikedeyse yüksek mahkeme tedbir karararı vererek işlemi anında dondurabilir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin aile hayatına saygı hakkını düzenleyen maddeleri uyarınca kişinin Türkiye’deki aile birliğine zarar veren ölçüsüz idari işlemlerin yüksek mahkemelerce iptal edildiği de sıklıkla görülmektedir.

Yabancıların Türkiye Cumhuriyetine Meşruhatlı Vize İle Dönüşü

Haklarında uzun yıllar sürecek giriş yasaklarına hükmedilmiş yabancıların yasağın bitmesini beklemeden ülkeye dönebilmelerinin istisnai bir yolu mevcuttur. Tahdit kodları mahkemelerce iptal edilmemiş olsa dahi hukuki sürecin uzman bir şekilde yönetilmesiyle Göç İdaresi Başkanlığından meşruhatlı vize adı verilen özel izin belgesinin alınması mümkündür. Meşruhatlı vize sistemdeki tahdit kodunu tamamen silmez ancak giriş yasağına rağmen ilgili kişiye son derece spesifik ve insani bir sebeple ülkeye yasal giriş hakkı tanır. Türk vatandaşıyla yapılan resmi evlilik neticesinde kurulan aile birleşimi veya ülkede alınacak zorunlu tedavi ile eğitim hakları meşruhatlı vize davetiyelerinin onaylanmasında üstün hukuki fayda sağlayan durumlardır. Süreç genellikle uzman bir avukat marifetiyle bir ay içerisinde sonuçlanabilmektedir. Evrakların eksiksiz hazırlanması ve idareye sunulacak gerekçelerin hukuki temellere oturtulması sürecin olumlu neticelenmesi için kritik önemdedir. Meşruhatlı vize daima alternatif bir çözümdür, bu nedenle asıl strateji idari dava yolunun kullanılmasıdır.

Sık Sorulan Sorularla Fuhuştan Deport Kaç Yıl

Sınır Dışı Kararının İptali İçin Dava Açma Süresi

Hakkınızda alınan sınır dışı etme kararının bizzat size veya avukatınıza tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren kesinlikle yedi gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açmanız gerekir. Yedi günlük bu süre hak düşürücü bir süredir. Bu süre geçirildiğinde dava açma hakkınız tamamen ortadan kalkar ve idare sınır dışı işlemini uygular.

İdare Mahkemesine Başvurunun Sınır Dışı İşlemine Etkisi

Yasal süresi içerisinde idare mahkemesinde sınır dışı kararının iptali talebiyle dava açılması durumunda işlem kendiliğinden ve otomatik olarak durur. İdare mahkemesi dosyanızı inceleyip esasa ilişkin nihai bir karar verene dek yetkili makamlar sizi Türkiye’den zorla sınır dışı edemez. Avukatınızın bu davayı açması sizin en büyük yasal güvencenizdir.

Geri Gönderme Merkezinden Tahliye Olma Yolları

Geri Gönderme Merkezindeki idari gözetim uygulamasının sonlandırılması için işlemi yapan valiliğin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine hukuki itirazda bulunulması zorunludur. Uzman avukatınız aracılığıyla yapılacak bu başvuru sonucunda hakim en geç beş gün içinde tahliye edilmenize veya size alternatif tedbirlerin uygulanmasına karar verebilir.

Ceza Davasında Beraat Etmenin Deport Kararına Etkisi

Ceza mahkemesinde beraat kararı almış olmanız idarenin hakkınızda verdiği sınır dışı kararını kendiliğinden iptal etmez. İdare makamları kamu düzeni tehdidi gerekçesiyle idari işlemi sürdürme eğilimindedir. Ancak kesinleşmiş beraat kararınız idare mahkemesinde ofisimizce yürüteceğiniz iptal davasında en güçlü savunma argümanınız olacaktır.

Fuhuştan Deport Kaç Yıl? Sonuç

Sonuç olarak idarenin yabancılar aleyhine tesis ettiği sınır dışı etme kararları son derece sıkı ve esnetilemez kurallara tabidir. Kapsamlı makalemizde detaylarıyla anlattığımız üzere, Fuhuştan Deport Kaç Yıl sorusunun cevabı, uygulanan idari kodların ağırlığına göre şekillenmektedir. Hak kaybı yaşamamak ve ailenizden koparak telafisi imkansız mağduriyetler yaşamamak için sürecin en başından itibaren deneyimli bir hukuk bürosuyla çalışmak hukuki bir zorunluluktur. Bu karmaşık ve hayati önem taşıyan süreçte, dosyanızın titizlikle yürütülmesi adına profesyonel bir Avukat İstanbul merkezli olarak tüm Türkiye genelinde yasal kalkanınız olacaktır. Geri Gönderme Merkezlerindeki sevdiklerinizin acil tahliye işlemlerinin hukuki sınırlar içinde hızla sonuçlandırılabilmesi için yetkin bir Avukat İstanbul adliyelerinde adımlarınızı güvenle atacaktır. Ülkedeki yasal kalış hakkınızı ve özgürlüğünüzü güvence altına almak, haksız kodların iptalini sağlamak için derhal harekete geçmelisiniz.

Davanızı güvenle emanet edebileceğiniz Av. Tolga Çelik Hukuk ve Danışmanlık Ofisi olarak sürecin her aşamasında yanınızdayız. Profesyonel hukuki destek ve danışmanlık hizmeti almak için ofisimizi Mecidiyeköy Mahallesi, Mecidiyeköy Yolu Cd. Elbir İş Merkezi No:6 Kat:9 Daire:11, 34381 Şişli/İstanbul adresinde ziyaret edebilir, haklarınızı savunmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

💬 WhatsApp
Çelik & Baştürk Hukuk

👋 Merhaba! Size nasıl yardımcı olabiliriz?

WhatsApp üzerinden yazın