Engelli olan annemin üzerine araba almıştık annem vefat etti şeklindeki beyanlarla başlayan hukuki süreçlerde, aracın yasal mirasçılara intikali kural olarak Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetini bozmaz ve mirasçılar adına yapılacak müşterek tescil işlemlerinde idare ÖTV talep etmez. Vergi idaresi, ilk iktisabında istisna uygulanan taşıtların veraset yoluyla yasal mirasçılara intikalini bir ticari devir veya satış işlemi olarak değerlendirmez; bu nedenle, tüm mirasçıların aracı ortaklaşa kendi adlarına tescil ettirmesi halinde intikal işlemi ÖTV’den tamamen istisna tutulur. Ancak mirasçılar, murisin ölüm tarihinden itibaren belirli yasal süreler içerisinde veraset ilamı almak, veraset ve intikal vergisi beyannamesini yetkili vergi dairesine sunmak ve aracın devrini gerçekleştirmek zorundadır. İstanbul Şişli bölgesinde ikamet eden bir murisin vefatı durumunda, mirasçılar bu hukuki adımları Çağlayan’daki Adalet Sarayı ve Gayrettepe’deki ilgili vergi dairesi üzerinden yürütürler. Sürecin teknik boyutu, terekenin yapısına, aracın tek bir mirasçıya devredilip devredilmeyeceğine ve aracın ilk satın alınma tarihine göre ciddi farklılıklar gösterir. Engelli araç sahibi vefat ederse aracı kimler kullanabilir?
Miras hukuku ve vergi hukukunun kesiştiği bu alanda, Türk Medeni Kanunu’nun külli halefiyet prensibi gereğince mirasçılar, murisin ölümü anında terekeyi bir bütün olarak kazanırlar. Ancak, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve ilgili genel tebliğler, engelli araçlarının devrini özel kurallara bağlamıştır. Engelli muafiyetinden yararlanılarak alınan bir aracın mülkiyetinin mirasçılara geçmesi kendiliğinden gerçekleşse de, aracın trafik sicilindeki tescilinin güncellenmesi ve vergi dairelerinden “ilişik kesme” belgelerinin alınması kati bir zorunluluktur. Bu idari işlemler silsilesi başlatılmadan aracın trafiğe çıkarılması veya satılması hukuken mümkün değildir.
Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nereden ve Nasıl Alınır?
Mirasçılar, vefat olayının ardından hukuki işlemlere başlayabilmek için öncelikle yasal mirasçı olduklarını ve miras paylarını gösteren resmi bir belge olan Mirasçılık Belgesini (Veraset İlamı) temin ederler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 382. maddesi, mirasçılık belgesi verilmesi talebini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Mirasçılar bu belgeyi iki farklı yoldan elde edebilirler:
Nüfus kayıtlarında herhangi bir kapalılık bulunmayan, soybağı net olan ve mirasçılar arasında ihtilaf barındırmayan durumlarda, yasal mirasçılardan herhangi biri Türkiye sınırlarındaki herhangi bir Noterliğe başvurarak mirasçılık belgesini aynı gün içerisinde alabilir. Noterlik Kanunu uyarınca noterler, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) üzerinden inceleme yaparak belgeyi düzenlerler.
Ancak nüfus kayıtlarında tutarsızlık varsa, muris veya mirasçılardan biri yabancı uyrukluysa ya da ortada bir vasiyetname bulunuyorsa noterler bu belgeyi düzenleyemez. Bu senaryoda mirasçılar, yetkili Sulh Hukuk Mahkemelerine bir dilekçe ile başvurarak davanın açılmasını sağlarlar. İstanbul Şişli ilçesinde son yerleşim yeri bulunan bir muris için yetkili mahkeme, İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan Adliyesi) bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleridir (örneğin 17. İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi). Hasımsız olarak açılan bu davada, mahkeme hakimi nüfus kayıtlarını celp eder, gerekli incelemeleri tamamlar ve yasal mirasçıları oranlarıyla birlikte hüküm altına alır.
Mirasçılar, Sulh Hukuk Mahkemesine veya Notere başvururken şu belgeleri hazırlarlar:
- Murise ait kesinleşmiş ölüm belgesi
- Başvuran mirasçının T.C. kimlik belgesi aslı
- Vukuatlı nüfus kayıt örneği
- Varsa murise ait vasiyetnamenin resmi örneği
- Mahkemeye başvurulacaksa usulüne uygun hazırlanmış talep dilekçesi
Veraset ve İntikal Vergisi (VİV) Beyannamesi Ne Zaman ve Nereye Verilir?
Mirasçılık belgesi temin edildikten sonra atılması gereken en kritik ikinci adım, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamında beyanname verilmesidir. Kanun koyucu, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait malların veraset yoluyla intikalini vergiye tabi tutar. Mirasçılar, murisin vefat tarihini takip eden 4 (dört) aylık yasal süre içerisinde bu beyannameyi eksiksiz olarak hazırlayıp ilgili vergi dairesine sunarlar.
Yetkili vergi dairesi, vefat eden kişinin son ikametgahının bulunduğu yerdeki veraset ve intikal vergi dairesidir. Murisin ikametgahı İstanbul Şişli bölgesindeyse, mirasçılar beyanname dosyasını Gayrettepe Mahallesi, Şenol Sokak No:4 adresinde bulunan Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne fiziksel olarak veya İnteraktif Vergi Dairesi portalı üzerinden elektronik olarak teslim ederler.
Veraset ve İntikal Vergisinde her yıl güncellenen maktu istisna hadleri bulunur. 2026 yılı için Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel tebliğe göre; evlatlıklar dâhil, füruğ (altsoy, yani çocuklar ve torunlar) ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinin 3.000.000 TL’lik kısmı (küsüratlı resmi rakamlar tebliğde detaylandırılır, genellikle enflasyon oranında artar) vergiden müstesnadır. Murisin altsoyu bulunmuyorsa ve miras sadece eşe kalıyorsa, eşe isabet eden miras hissesindeki istisna tutarı çok daha yüksektir. Engelli aracının ve terekedeki diğer malların toplam değeri bu yasal istisna haddinin altında kalıyorsa, mirasçılar fiilen herhangi bir vergi ödemezler. Ancak, ödenecek vergi çıkmasa dahi beyanname verilmesi ve idareden “İlişik Kesme Belgesi” alınması hukuki bir mecburiyettir. Bu belge olmadan noterler aracın mülkiyet devrini gerçekleştirmez.
| 2026 Yılı VİV Matrah Dilimleri (Veraset Yoluyla) | Uygulanacak Vergi Oranı (%) |
| İlk 3.000.000 TL için | % 1 |
| Sonra gelen 7.000.000 TL için | % 3 |
| Sonra gelen 15.000.000 TL için | % 5 |
| Sonra gelen 30.000.000 TL için | % 7 |
| Matrahın 55.000.000 TL’yi aşan bölümü için | % 10 |
Tabloda belirtilen oranlar , istisna tutarı düşüldükten sonra kalan safi tereke bedeli üzerinden hesaplanır. Mirasçılar beyannameyi sunarken, aracın ruhsat fotokopisini, ölüm belgesini, veraset ilamını ve terekede taşınmaz varsa ilgili belediyelerden alınan emlak vergisi rayiç bedel belgelerini dosyaya eklerler.
ÖTV Muafiyetli Araç Tek Bir Mirasçıya Devredilirse ÖTV Ödenir Mi?
Engelli aracının mirasçılara intikalinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) doğup doğmayacağı konusu, mirasçıların kendi aralarında yapacakları mülkiyet paylaşımına sıkı sıkıya bağlıdır. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) genel tebliğleri ve özelgeleri uyarınca süreç iki temel aks üzerinden yürür:
Mirasçılar aracı kendi adlarına “müştereken” (ortak mülkiyet) tescil ettirirlerse, bu işlem doğrudan “veraset yoluyla intikal” kapsamında değerlendirilir ve mirasçılardan hiçbir şekilde ÖTV talep edilmez. Ancak müşterek mülkiyette aracın satışı, devri veya hurdaya ayrılması gibi tüm işlemlerde bütün mirasçıların ortak kararı ve imzası gerekir; bu durum pratik hayatta zorluklara yol açtığından, mirasçılar genellikle aracı tek bir kişinin üzerine tescil ettirme eğilimindedir.
Araç tek bir mirasçıya devredilmek istenirse hukuki inceleme derinleşir. Aracı kendi üzerine alacak mirasçı dışındaki diğer yasal mirasçılar, araç üzerindeki haklarından feragat ederler. Bu feragat işleminin ÖTV yaratmaması için murisin terekesinin (bıraktığı toplam malvarlığının) yapısına bakılır:
Eğer murisin terekesinde engelli aracı dışında ev, arsa, bankadaki nakit para veya şirket hissesi gibi başkaca malvarlıkları varsa ve bu varlıkların değeri aracın değeri ile orantılı (mütenasip) ise, mirasçılar kendi aralarında bir “Miras Taksim Sözleşmesi” yaparlar. Noter huzurunda düzenlenen bu sözleşme ile bir mirasçı aracı alırken, diğer mirasçılar araç bedeline denk gelen diğer malları (örneğin nakit parayı veya arsayı) alırlar. Gelir İdaresi Başkanlığı, tereke içindeki bu adil ve orantılı mal paylaşımını ivazsız (karşılıksız) bir devir olarak görmez, doğrudan veraset yoluyla intikal ve miras taksimi olarak kabul eder. Dolayısıyla, miras taksim sözleşmesine dayalı olarak aracın tek bir mirasçıya tescilinde idare ÖTV talep etmez.
Terekede Sadece Araç Varsa ÖTV Yükümlülüğü Nasıl Doğar?
Murisin terekesinde engelli aracından başka hiçbir malvarlığı bulunmuyorsa veya bulunan diğer malların toplam değeri aracın değerine kıyasla çok düşük kalıyorsa (orantısızlık varsa), vergi idaresinin hukuki yaklaşımı tamamen değişir. Bu senaryoda, yasal mirasçılar kendi aralarında anlaşıp aracı tek bir kişinin üzerine yapmak isterlerse, diğer mirasçıların kendi paylarını o kişiye bedelsiz (ivazsız) olarak bağışladıkları kabul edilir.
Vergi mevzuatına göre “ivazsız intikal” (bağışlama), ÖTV Kanunu’ndaki veraset yoluyla intikal istisnasının dışındadır. Bu nedenle, aracı üzerine tek başına devralan mirasçı, aracı devreden diğer mirasçıların yasal paylarına isabet eden kısım üzerinden Özel Tüketim Vergisini vergi dairesine ödemek zorundadır. İdare, aracın güncel ÖTV matrahını hesaplar ve feragat eden mirasçıların payları oranında vergiyi tahakkuk ettirir.
Ancak burada kritik bir istisna daha mevcuttur: Aracı üzerine alan tek mirasçının kendisi de ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek engellilik şartlarına sahipse (örneğin %90 ve üzeri engellilik raporu varsa), terekede başka mal olup olmadığına veya miras taksim sözleşmesinin oranlarına bakılmaksızın bu devir işleminde ÖTV tahsil edilmez. Bu kişi, kendi muafiyet hakkını kullanarak aracı üzerine vergisiz olarak tescil ettirir.
Yeni Düzenleme İle Gelen 10 Yıl Kuralı Nedir ve Nasıl Uygulanır?
ÖTV muafiyetli araçların elden çıkarılmasına yönelik süre kısıtlamaları, Aralık 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçen kanuni düzenlemelerle radikal bir şekilde değiştirilmiş olup, 2026 yılı itibarıyla güncel uygulamalar bu yeni normlara göre yürütülür. Kanun koyucu, engelli muafiyetinin suistimal edilmesini önlemek ve vergi tabanını korumak amacıyla satış yasağı sürelerini uzatmıştır.
Mirasçılar aracı veraset yoluyla devraldıktan sonra aracı üçüncü bir şahsa satmak isterlerse, aracın ilk iktisap (fatura) tarihi büyük önem taşır:
27 Aralık 2024 Öncesi Alınan Araçlar İçin 5 Yıl Kuralı: Muris, aracı 27 Aralık 2024 tarihinden önce satın almışsa, aracın vergisiz olarak üçüncü kişilere satılabilmesi için gereken bekleme süresi 5 yıldır. Mirasçılar, aracın ilk tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmasını beklerlerse, sürenin sonunda aracı engelli olmayan herhangi birine hiçbir ÖTV ödemeden satabilirler. Eğer mirasçılar bu 5 yıllık süre dolmadan aracı satmak zorundalarsa, murisin aracı alırken muaf tutulduğu ÖTV’nin tamamını devlete iade etmekle mükelleftirler.
27 Aralık 2024 Sonrası Alınan Araçlar İçin 10 Yıl Kuralı: Muris aracı 27 Aralık 2024 tarihinden sonra almışsa, yeni yasa gereği satış yasağı süresi 10 yıla çıkarılmıştır. Mirasçılar, aracı devraldıklarında bu 10 yıllık kısıtlamaya tabi olurlar. Aracın faturasının kesildiği tarihten itibaren 10 yıl geçmeden aracın üçüncü bir kişiye satılması durumunda, mirasçılar alınmayan ÖTV’nin tamamını güncel oranlar üzerinden devlete öderler. Araç bu 10 yıllık süre boyunca mirasçıların mülkiyetinde kalırsa, 10. yılın sonunda her türlü satış işlemi ÖTV’den arındırılmış bir şekilde serbestçe yapılabilir.
Kanun koyucu bu düzenleme ile mirasçıların aracı satmak yerine bizzat kendi ihtiyaçları için uzun yıllar kullanmalarını teşvik etmektedir.
Muris Fatura Kesildikten Sonra Ancak Tescilden Önce Vefat Ederse Hukuki Durum Nedir?
Otomobil bayilerindeki araç teslimat süreçlerinin uzun sürmesi, geçmişte mirasçıları vergi idaresi ile karşı karşıya getiren karmaşık bir hukuki ihtilaf yaratmaktaydı. Muris (engelli birey) bayiye giderek aracı seçer, bedelini öder ve adına fatura kesilir. Ancak aracın plakası basılmadan ve trafik ruhsatı (tescil belgesi) çıkarılmadan önce muris vefat eder.
Geçmiş yıllarda vergi daireleri, bu spesifik durumda “ÖTV muafiyeti kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve tescil anında kişi hayatta olmadığı için muafiyet düşmüştür” şeklinde katı bir idari yorum yapmaktaydı. Tescilin gerçekleşmemesini gerekçe gösteren idare, engelli muafiyetini geçersiz sayarak mirasçılara lüks aracın bedeli üzerinden milyonlarca liralık ÖTV tahakkuk ettiriyor, buna bir de Vergi Usul Kanunu uyarınca kesilen “Vergi Ziyaı Cezası” ile gecikme faizlerini ekliyordu.
Bu ağır idari pratik, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun (VDDK) E: 2025/21, K: 2026/1 sayılı emsal içtihadı ile kesin olarak hukuka aykırı bulunmuş ve iptal edilmiştir. Danıştay’ın iptal kararının hukuki temeli, Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 19. maddesinde yer alan “Vergiyi Doğuran Olay” kavramına dayanır.
Danıştay, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na göre vergiyi doğuran olayın motorlu aracın trafik siciline “tescili” değil, aracın bayiden faturasının düzenlendiği “ilk iktisap” (satın alma) anı olduğuna hükmetmiştir. Muris adına faturanın kesildiği saniye itibarıyla vergiyi doğuran olay gerçekleşmiş sayılır. O anda muris sağdır, geçerli bir sağlık kurulu raporu vardır ve kanunun aradığı tüm muafiyet şartlarını taşımaktadır. Dolayısıyla, hukuken tamamlanmış ve muafiyetle taçlanmış bu ilk iktisap işleminin ardından gerçekleşen vefat olayı, geriye yürüyerek mirasçılara vergi ve ceza borcu yaratamaz.
Haksız ÖTV Tarhiyatına Karşı İptal Davası Ne Zaman ve Nasıl Açılır?
Danıştay’ın vermiş olduğu bu lehe içtihat, vergi dairelerinin sistemlerinde otomatik olarak her cezayı sileceği anlamına gelmez. Vergi idaresi, kendi iç genelgeleri uyarınca tarhiyat işlemlerine devam edebilir. Mirasçılar, haklarını korumak için idari yargı yoluna başvurmak zorundadır.
Kendilerine vergi dairesi tarafından ÖTV tahakkuku ve vergi ziyaı cezası içeren bir ihbarname tebliğ edilen (zarfı teslim alan veya e-Tebligat portalında evrakı açan) mirasçılar, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde yetkili Vergi Mahkemesinde iptal davası açarlar.
Bu 30 günlük süre hak düşürücü bir süredir; sürenin geçirilmesi halinde idari işlem kesinleşir ve mirasçılar milyonlarca liralık cezayı ödemekle baş başa kalırlar. Dava dilekçesinde, Danıştay VDDK’nın E: 2025/21 sayılı emsal kararı açıkça dayanak gösterilir. Ayrıca davanın “Yürütmeyi Durdurma Talepli” olarak açılması elzemdir; zira yürütmenin durdurulması kararı alınmazsa, dava sürerken vergi dairesi mirasçıların banka hesaplarına e-haciz uygulayabilir veya araç üzerine yakalama şerhi koyabilir. Hukuki sürecin teknik detayları, dilekçelerin tanzimi ve Danıştay içtihatlarının olaya doğru uyarlanması, sürecin başarıyla sonuçlanmasında kritik rol oynar.
Vefat Sonrası Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) Muafiyeti Devam Eder Mi?
Mirasçıların devir işlemleri sırasında sıklıkla yanılgıya düştüğü konulardan biri de Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) muafiyetinin devam edip etmeyeceğidir. 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu uyarınca engelli bireylere tanınan MTV istisnası, yalnızca engelli kişinin sağlığı süresince ve kendi adına kayıtlı araçlar için geçerlidir.
Murisin vefat ettiği an itibarıyla, MTV muafiyeti hukuken kendiliğinden sona erer. Araç, mirasçılar adına trafik siciline tescil edildiği andan itibaren, motor silindir hacmine ve yaşına göre belirlenen standart tarife üzerinden MTV’ye tabi olur. Mirasçılar, murisin ölüm tarihi itibarıyla tahakkuk dönemi sona ermeyen MTV taksitlerini ödemekle yükümlüdürler. İdareye gecikme zammı ödememek için mirasçıların devir işlemi sonrasında e-Devlet veya İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden aracın güncel vergi borçlarını düzenli olarak kontrol etmeleri tavsiye edilir.
Noter ve Trafik Tescil Aşamalarında Hangi Belgeler Talep Edilir?
Veraset ve İntikal Vergisi beyannamesi verilip vergi dairesinden “İlişik Kesme Belgesi” alındıktan ve aracın MTV durumu netleştikten sonra, sürecin son adımı mülkiyetin resmi olarak mirasçılara geçirilmesidir. Bu işlem, Türkiye Noterler Birliği altyapısı üzerinden ruhsat devri yapılarak tamamlanır.
Mirasçılar notere şu belgelerle birlikte başvururlar:
- Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) aslı veya mahkeme onaylı sureti
- Vergi Dairesinden alınan Veraset İlişik Kesme Belgesi aslı
- Eğer araç tek bir mirasçıya devredilecekse, diğer mirasçıların kendi paylarından bedelsiz vazgeçtiklerini gösteren Noter Onaylı Feragatname veya Miras Taksim Sözleşmesi aslı
- Araca ait güncel trafik sigortası poliçesi (Ölüm tarihinden itibaren sigortanın yeni mirasçılar adına zeyil edilmesi veya yenilenmesi gerekir)
- Aracın mevcut trafik tescil belgesi (Ruhsat)
- İşlemi gerçekleştiren mirasçıların kimlik asılları
Noterlikte yapılan resmi devir işleminin ardından Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü veri tabanında sicil kaydı güncellenir ve yeni ruhsat mirasçılar adına basılarak teslim edilir. %90 ve üzeri engellilik raporuyla alınan araçların devri sonrasında, birinci derece yakın olan mirasçılar aracı hukuken hiçbir kısıtlama olmaksızın kullanmaya devam edebilirler.
Ancak terekede başka varlıkların olmaması, mirasçıların anlaşmazlığa düşmesi veya idarenin haksız tarhiyatları gibi karmaşık vakalarda sürecin pürüzsüz ilerlemesi adına usul kurallarına kati bir şekilde riayet edilmesi zorunludur. Tüm aşamaların kanuni sürelere uygun şekilde yürütülmesi, yüksek cezalar ve gecikme faizleri ile karşılaşılmasının önüne geçer.
Hayır, devam etmez. MTV muafiyeti engelli bireyin şahsına sıkı sıkıya bağlı yasal bir hak olduğundan, kişinin vefatı anında hukuken sona erer. Aracın yasal mirasçılara intikalinin gerçekleştiği tarihten itibaren araç, motor silindir hacmi ve yaşına uygun normal tarife üzerinden Motorlu Taşıtlar Vergisine tabi olur. Mirasçılar, vefat sonrasına denk gelen MTV taksitlerini zamanında ödemekle yükümlüdür.
Evet, ödenir. Vefat eden kişinin (murisin) terekesinde araçtan başka orantılı bir malvarlığı yoksa, aracın noter onayıyla tek bir mirasçıya devredilmesi işlemi “veraset yoluyla intikal” istisnası kapsamından çıkar ve “ivazsız intikal” (bağışlama) olarak değerlendirilir. Aracı üzerine alan yasal mirasçı, aracı devreden diğer mirasçıların miras paylarına isabet eden Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarını hesaplatarak vergi dairesine ödemek zorundadır.
27 Aralık 2024 tarihinden sonra ilk iktisabı yapılan (satın alınan) ÖTV muafiyetli araçlarda satış yasağı süresi yasal düzenlemeyle 10 yıl olarak güncellenmiştir. Veraset yoluyla aracı devralan mirasçılar, aracın ilk fatura tarihinden itibaren 10 yıl dolmadan aracı engelli olmayan üçüncü şahıslara satmak veya devretmek isterlerse, baştan ödenmeyen ÖTV tutarının tamamını devlete iade etmek zorundadır. 10 yıllık yasal süre dolduğunda ise cezasız ve vergisiz şekilde satış yapılabilir.
Şişli ilçesinde yerleşim yeri bulunan kişinin vefatı durumunda veraset ilamı (mirasçılık belgesi), nüfus kayıtlarında sorun yoksa herhangi bir noterden, aksi durumda İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı’nda bulunan Sulh Hukuk Mahkemelerinden alınır. Temin edilen bu belge ile vefat tarihini takip eden 4 (dört) ay içerisinde, mirasçılar Gayrettepe Mahallesi’nde bulunan Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğüne Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesini sunarlar.
Fatura kesildikten (ilk iktisap anından) sonra, fakat trafik tescili yapılmadan önce vefat gerçekleşirse yasal olarak ÖTV doğmaz. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun (E: 2025/21, K: 2026/1) içtihadı uyarınca, vergiyi doğuran olay fatura tarihi olduğundan idarenin bu sebeple kestiği tarhiyatlar hukuka aykırıdır. Ancak tebliğ edilen ceza ihbarnamelerine karşı 30 gün yasal süre içinde yetkili Vergi Mahkemesinde iptal davası açılması zorunludur.